Advert

'Azınlığın örf, âdet, gelenek ve göreneklerinin korunması hükümetin sorumluluğudur' -video-

'Azınlığın örf, âdet, gelenek ve göreneklerinin korunması hükümetin sorumluluğudur' -video-
'Azınlığın örf, âdet, gelenek ve göreneklerinin korunması hükümetin sorumluluğudur' -video-
Bu içerik 1056 kez okundu.

“Azınlığın örf, âdet, gelenek ve göreneklerinin korunması hükümetin sorumluluğudur”
Rodop Milletvekili İlhan AHMET, Trakya’da Azınlığa evlenme, boşanma ve miras konularında şeriat uygulanmasını tercihe bağlamayı öngören yasa düzenlemesi hakkında mecliste söz aldı.
Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı tarafından parlamentoya getirilen ve Azınlığa Yunan mahkemeleri ile Müftülükler arasında tercih hakkı tanıyan yasa tasarısıyla ilgili konuşmasında milletvekili, Şer’î hukukun örf, âdet ve gelenek hukuku olma özelliğine dikkati çekerek, “Yunanistan, ülkesindeki Müslümanların gelenek ve göreneklerini korumak zorundadır. Zaten Lozan Antlaşması’nın 42. maddesi de Yunanistan’daki Müslümanların özel ve aile durumları ile ilgili gelenek ve göreneklerin korunmasının Yunan hükümetinin sorumluluğunda olduğunu belirtmektedir” diye vurguladı.
“İslam’da vasiyetname tanzim hakkı mevcuttur”
İlhan AHMET, Yüksek Mahkeme (Arios Pagos)’nin örf ve âdet hukukuna tabi olanların vasiyetname tanzim etme hakkı olmadığı yönündeki kararının İslam’a aykırılığına işaret ederek, “Yüksek Mahkeme (Arios Pagos) büyük bir hata yapmış, İslam’ı yanlış yorumlamıştır. Zira İslam hukukunda 1/3 kısıtlama getirse de vasiyetname tanzim hakkı vardır” dedi.
“Yasa tasarısında kadının korunması yönünde ‘mehir’ hakkı düzenlenmekten kaçınılmıştır”
Söz konusu yasa tasarısında ‘mehir’ hakkı ile ilgili düzenlemenin de eksik bırakıldığını belirten milletvekili, “İslam’a göre örf ve âdet hukuku uyarınca nikah akdini yapmak isteyen çiftlerin durumunda kadının korunması yönünde mehir hakkının düzenlenmesi son derece önemlidir. Tasarının bu haliyle bu eksiklik giderilmelidir” diye konuştu.
“Azınlığın Müftü seçimi yönündeki arzusu dikkate alınarak çift başlılık giderilmelidir”
İlhan AHMET konuşmasında, “Din özgürlüğü kapsamında Azınlık kendi Müftüsünü belirleme / seçme hakkına sahip olma arzusunda” diye belirterek şunları ifade etti:
“Sadece dini görevleri olacak olan bir Müftü, bir dini lider seçimi, Azınlık toplumunun tamamının ortak arzusudur. Bu konunun bitmesi gerekiyor. Aksi halde Trakya’ daki bu çift başlılık, bölgede başka sorunlar ve yorumları da ortaya çıkaracak, bu durum da bölgenin ikili toplum yapısında sıkıntıya yol açacaktır.”
“Müftü seçimi için engel kazaî yetki ise Müftülük ve Kadılık makamları ayrılabilir”
Milletvekili, Müftülerin dinî ve kazaî yetkilerinin ayrılması önerisini bir kez daha dile getirerek, “Müftülerin kazaî (yargı) yetkilerinin Müftü seçimi yapılmasının önünde engel teşkil ettiği yönünde bir tez ileri sürülüyorsa, o halde Osmanlı dönemindeki gibi Müftülük ile Kadılık makamının birbirinden ayrılması şeklinde bir düzenlemeye gidilebilir” dedi.
PASOK Milletvekili Venizelos’un da meclis konuşmasında konuyla ilgili benzer görüşleri ifade etmesini memnuniyet verici olarak niteleyen İlhan AHMET, “Eski bakan ve parti genel başkanımız olan Venizelos’un da Azınlığın Müftü seçimiyle ilgili arzusuna yönelik, şahsımın ilk kez 10 yıl önce belirttiğim doğrultudaki olası çözüm önerisini yinelemesi tarafımızda büyük memnuniyet yaratmıştır” şeklinde konuştu.   
Rodop Milletvekili İlhan AHMET, Azınlık açısından İslami kuralların bağlayıcılığının tamamen kaldırılmasına karşı olduğunu ifade ederek, “Önemli olan Azınlığın örf ve adetlerine saygı çerçevesinde, ‘var olanı yok etmeden’, ihtiyaçlarına çağdaş ve modern çözümler getirebilmektir” sözleriyle konuşmasını tamamladı.
“Din Öğreticileri Yasası’nı beğenmiyorsanız, hemen değiştirin”
İlhan AHMET, SYRİZA Milletvekili Mustafa Mustafa’nın konuşmasında sarfettiği kamuoyunda “240 İmam Yasası” olarak bilinen düzenlemeyle ilgili ithamlara da yanıt verdi. “Eğer beğenmiyorsanız hemen değiştirin” diye hükümete seslenen İlhan AHMET, Mustafa Mustafa’ya cevaben şunları söyledi:
“Din Öğreticileri (ierodidaskalos) Yasası ‘Dora - İlhan’ yasası değildir. Ben ne hükümet bakanı ne de hükümet genel sekreteri oldum ki yasa yazabileyim. Sadece, bu kişilerin ödemeleri ve sigortaları ile ilgili bir soru önergesi sunmuştum. Kaldı ki kamuoyunda ‘imam’ olarak bilinen bu kişiler aslında ibadethanelerde görev yapmamakta, devlet okullarında din dersi öğretici olarak görev yapmaktadır. Eğer bu durum hoşunuza gitmiyorsa, şimdi hükümet sizsiniz, hemen değiştirin.”


 

İlhan Ahmet
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
İSKEÇE SAKARKAYA’DA 13 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA ATEŞ ETTİLER.
İSKEÇE SAKARKAYA’DA 13 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA ATEŞ ETTİLER.
HAVA DURUMU - Ο ΚΑΙΡΟΣ ΣΗΜΕΡΑ 15/10/2018
HAVA DURUMU - Ο ΚΑΙΡΟΣ ΣΗΜΕΡΑ 15/10/2018