Advert

İŞTE KAHVENİN BİTKİ VE ÇİÇEK HÂLİ ve “BİR KAHVE LÜTFEN” DERKEN…

İŞTE KAHVENİN BİTKİ VE ÇİÇEK HÂLİ ve “BİR KAHVE LÜTFEN” DERKEN…
İŞTE KAHVENİN BİTKİ VE ÇİÇEK HÂLİ ve “BİR KAHVE LÜTFEN” DERKEN… LM
Bu içerik 667 kez okundu.

Minik bir çocukken su içtiğimi hatırlamam ama içtiğim kahveler aklımdadır hâlâ. Musa dedem kahve içirmeye bayılırdı bana. Ogün bugün kahvesiz günümü hatırlamam dersem abartmış sayılmam. Sıkıntılı günlerimde bile kahveden vazgeçmedim. Güzel kahve yaparım. Çocuklarıma da küçük yaşlarda öğrettim. M. Ali Bulut dostumun tavsiyesiyle 50 yaşımdan sonra günde bire düşürdüm kahve içmeyi. Türk kahvesinin mutlaka sade içildiğini savunanlardanım.
Dedem kahvenin kavrulmasını, çekilmesini ve pişirilmesini kimselere bırakmaz bizzat yapardı. Kavrulduktan sonra kahve tanelerini soğutmakta kullandığı yaklaşık 150 yıllık ahşap “Soğutaç” şimdi bende. (Fotoğrafı altta.) Kahve soğurken çevrenin kokusunu almaması için özel ağaçtan yapılma böyle bir kap gerekiyor.
Doktorlar kahvenin yararını kabul ediyor normal şartlarda. 50’sinden sonra bir tane yeter diyorlar. Burası tamam da, kahve nasıl içilmeli; kuralı, görgüsü nedir? Evet, kahve öyle paldur küldür içilmez neskafe gibi. Bir usulü, yolu yordamı vardır. Kısaca anlatmaya çalışayım:
Bir kere, mutlaka temiz ve soğuk suyla hazırlanacak kahve. Bakır cezve kullanılacak. Birkaç kişiye aynı anda kahve servisi yapılacaksa en köpüklüsünü en yaşlı kişiye ikram etmek gelenektendir. Bir de yanında bir bardak su şart. Önce o içilecek. Onun da usulü yöntemi var. Önce iri bir yudum alınacak ağızda birkaç saniye tuttuktan, hafifçe ağzın içinde çevrildikten sonra yutulacak. Böylece, kahveden önceki tatların damakta bıraktığı izler yok edilecek, damak kahveye hazır hale getirilecek... Bir yudum daha su, ardından kahve… Kahveyi de hemen yutmak yok! Ağzın içinde bir güzel kahve gezdirilecek, bu arada kahvenin rayihası yani nefis kokusu bir süre damakta tutulacak. Türk kahvesi içtiğini damakla birlikte beyin de hissedecek, keyiflenecek. Acele edilmeyecek, yudumlar arasında birkaç saniyelik beklemeler olacak… Özellikle ilk üç yudumda aynı yol izlenecek.
Kahve bittiğinde fincanın dibindeki telveye asla dokunulmayacak… Size yaramaz ama çiçek saksıları için iyi bir gübredir bu telveler.
Kahveye acı denilmesinin nedeni tadındaki buruk acıdan değildir. Bir süreliğini de olsa acıları alıp götürmesindendir. Kafayı dağıtır, yorgunluğu hafifletir Türk kahvesi…
“Kafe Türkî” yi yudumlamanın bilinmesi gereken bazı özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:
Son yudumdan sonra yine su içilir. Bunun en önemli faydası ağız ve dişler arasındaki kahve kalıntılarını temizlemesidir… Çifte kavrulmuş fıstıklı lokum ya da bir küçük çikolata kahvenin tadını tatlıya bağlayıp uğurlamak anlamı taşır... Kuru kayısı, hurma da kahve ile iyi giden atıştırmalıklardandır... Aman dikkat, ne lokumu, ne çikolatayı ne de atıştırmalıkları fazla kaçırmayalım... Çekilmiş veya kavrulmuş kahveyi hiç hava almayan cam kavanozda saklamak gerekir... İki ayı geçen çekilmiş kahvelerin içimi beklenen tadı vermez… Soğuk günlerde kahve koymadan önce fincanı kaynak suyla çalkalamak gerekir. En iyi fincan, kolay tutulan, temas halindeyken dudakta hoş bir dokunma hazzı veren ince porselendir…
Ve, en güzel kahve dostlarla içilendir. Allah, kahvenizi de dostlarınıza da hiç eksik etmesin…

Hüseyin Gökçe/Facebooktaki sayfasından alıntıdır

kahve
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HAVA DURUMU - Ο ΚΑΙΡΟΣ ΣΗΜΕΡΑ 13/11/2018
HAVA DURUMU - Ο ΚΑΙΡΟΣ ΣΗΜΕΡΑ 13/11/2018
ARABA ÇARPTI: 2 KÜÇÜK ÇOCUĞUMUZ AĞIR YARALANDI!!!
ARABA ÇARPTI: 2 KÜÇÜK ÇOCUĞUMUZ AĞIR YARALANDI!!!