Advert

ABD’nin Suriye’den çekilme kararı Türkiye için ne anlama geliyor?

ABD’nin Suriye’den çekilme kararı Türkiye için ne anlama geliyor?
ABD’nin Suriye’den çekilme kararı Türkiye için ne anlama geliyor? LM
Bu içerik 385 kez okundu.

Amerika Birleşik Devletleri'nin beklenmedik bir şekilde Suriye’den bütün askerlerini çekeceğini açıklamasının ardından, analistler bunun gerçekleşmesi halinde Türkiye açısından olumlu ama aynı zamanda soru işaretlerine gebe bir yeni durum yaratacağını söylüyor.

Euronews Türkçe’nin sorularını yanıtlayan analistler, ABD’nin çekilmesiyle ilgili detayların önemini vurgularken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fırat’ın doğusuna yapılacağını söylediği operasyonla ilgili yeni belirsizliklerin ortaya çıkabileceğini belirtiyor.

Suriye savaşını ve savaşın diplomatik boyutlarını yakından takip eden üç analistin Euronews Türkçe’nin sorularına verdikleri yanıtlar şöyle:

Fehim Taştekin, gazeteci, analist: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın harekat açıklaması baskı yarattı

Çok hızlı gelişti ama öngördüğümüz bir şeydi. Amerikan yönetimi bir yol haritası çizdi, ama bunda yürüyebilmesi için Şam ile diyaloğa geçmeleri gerekiyor. IŞİD mevzusu bittiğinde, ABD’nin bölgede kalması her hâlükârda zorlaşacak. Farklı kanallardan baskı gelecek. ABD IŞİD biterken bir tercihte bulunacaktı.

Bunun için de Birleşik Arap Emirlikleri'nin Şam’da elçilik açma girişiminde bulunması, bir Suud heyetinin Şam’a gitmesi, Bahreyn Dışişleri Bakanı’nın Suriye Dışişleri bakanı ile New York’ta çok sıcak bir diyalog kurması... Bütün bunlar, Suriye’nin yeniden Arap dünyasına dönüşünü zeminini hazırlayan adımlar. Amerika’nın IŞİD sonrası planında böyle bir manevra alanı yaratma çabasıyla bağlantılı.

Son zamanlarda Türkiye’nin olağanüstü baskısı da buna eklendi. Erdoğan Trump yönetimini IŞİD’in bitişine dair yaptığı açıklamadan hemen sonra köşeye sıkıştıracak şekilde bu harekatı başlatıyoruz diye ilanda bulundu. Erdoğan, ABD’nin IŞİD ile bağlantılı olarak çekilmesini bir taahhüde dönüştürdü. Türkiye’nin temel stratejisi ABD’yi “bir NATO müttefiki ile mi bir terör örgütü ile mi birliktesin” diye bir çerçeveye oturtmaktı. ABD yönetimi bu tercihi yapmamak için çok manevra yaptı. Ama iş o noktaya geliyor.

Fırat Kalkanı’ndan beri bu denklemin kurulacağını görmüştük. Büyük bir müttefiki Rusya’ya kaptırmak var ve ABD bundan kaçınacaktır. Erdoğan bu risk çıtasını yükselterek ABD üzerindeki baskıyı arttırdı ve ABD’nin daha önce ilan ettiği planı da revize etmesine yol açtı. Bu plan İran unsurlarını geriletmekti.

Fakat Amerikan yönetimi çekilirken, Türkiye’ye “buranın jandarması sensin” diyor mu demiyor mu, bundan çok emin değilim. Ben henüz dediğini düşünmüyorum. Türkiye’yi bundan caydıracak herhangi bir adımda bulunur mu, bundan da emin değilim. Örneğin ABD oradan çıktıktan sonra, Rusya, Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna sarkmasını ister mi ondan emin değilim.

Erdoğan Fırat’ın doğusuna girmek istiyor. ABD bundan sonra, “Ben çekiliyorum, bundan sonrası siyasi sürece kalsın” dediğinde Türkiye ısrarla “gireceğim” diyecek mi bilmiyoruz. Amerika’nın tutumu belirleyici olacak.

Prof. Dr. Ahmet Kasım Han, Altınbaş Üniversitesi: Bu durum PKK, PYD ve SGD'yi taviz verme mecburiyetinde bırakabilir

Böyle bir hamle gerçekleşirse Türkiye’nin Fırat’ın doğusuna müdahalesini ciddi şekilde kolaylaştıracak bir adım olur. Ancak gerçekleştiğini görmek lazım.

Bu açıklama, PKK, PYD ve SGD’yi, bu grupların Amerikalıların Türkiye ile ilişkilerini zorlaştıracak tutumda oldukları konularda, taviz vermek mecburiyetinde bırakabilir. Zira Amerikalıların bu açıklaması, “eğer işbirliği yapmazsanız yalnızsınız” manasına geliyor. O yalnızlığın karşılığı bu örgütler açısından Türkiye tarafından cezalandırılmaları anlamına geliyor. Yalnız kalmayı bu nedenle istemeyeceklerdir. Bu lafın sadece anılıyor olması bile örgütlerin ABD ile “pazarlık” imkanlarını düşürecektir.

Bu baskı da onların Amerika’nın Türkiye ile işbirliği yapmak niyetinde olduğu konularda, bu işbirliğinin önünü kesecek şekilde bloke edici davranmalarını engeller.

Kazakistan Ahmet Yesevi Üniversitesi Rektörü Cengiz Toma: ABD, Suriye’de Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemedi.

Çok önemli bir gelişme. Beklenen de bir gelişme değildi. Ani oldu. Türkiye uzun zamandır ABD’yi ikna etmeye çalışıyor. Sadece Fırat’ın doğusu değil, Menbiç konusunda da anlaşma olmasına rağmen ilerleme kaydedilmemişti. Türkiye’nin çok ciddi tutumu herhalde ABD’yi de bir hesap yapmaya sevk etti. Bu hesabı önceden yapsaydı, çok farklı bir tablo olabilirdi.

Sonuçta ortaya çıkan durum Türkiye’nin ciddiyeti ile alakalı. ABD, Suriye’de Türkiye ile karşı karşıya gelmek istemedi. PYD/YPG ve Türkiye’yi teraziye koyduğunda bu karara varmıştır. Nihayet, kendi çıkarları açısından baktığınızda da olumlu bir adım. Türkiye açısından ise çok olumlu. Döviz piyasalarına baktığınızda bile anlayabiliyorsunuz bunun ne kadar olumlu olduğunu. Türk Lirası, dolar karşısında hızla değer kazanıyor.

Sonuçta Suriye’de bir çatışma veya provokasyon riski her zaman olabilirdi. Bu risk ortadan kalkmış oldu.

ABD
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Atina'daki caminin açılışı için yeni tarih verdi
Atina'daki caminin açılışı için yeni tarih verdi
HAVA DURUMU - Ο ΚΑΙΡΟΣ ΣΗΜΕΡΑ 19/1/2018
HAVA DURUMU - Ο ΚΑΙΡΟΣ ΣΗΜΕΡΑ 19/1/2018