İngiltere’nin koronavirüs stratejisi: Topluma yayarak sürü bağışıklığı kazanmak

İngiltere’nin koronavirüs stratejisi: Topluma yayarak sürü bağışıklığı kazanmak
İngiltere’nin koronavirüs stratejisi: Topluma yayarak sürü bağışıklığı kazanmak LM
Bu içerik 1740 kez okundu.

İngiltere yeni tip koronavirüs Covid-19 ile mücadelede Çin, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve birçok Avrupa ülkesinden farklı bir strateji izleyeceğini açıkladı. Ülkede günlük hayatı kısıtlayan tedbirler oldukça az ve bunlar kişisel iradeye bırakılmış durumda. Ağır vakalar haricinde virüs testinin yapılmaması politikası da uygulamada. Tüm bunların, İngiltere'de milyonlarca kişinin Covid-19’e yakalanma riskini arttırmasından endişe ediliyor.

Oğlumun arkadaşının doğum gününde velilerle koronavirüs konuştuk

Cumartesi günü altı yaşındaki oğlumun sınıf arkadaşının kapalı çocuk havuzunda düzenlenen doğum günü partisine katıldık. Partiyi düzenleyen veli koronavirüs salgınından çekinerek son dakikada davete icabet etmek istemeyenleri anlayışla karşılayacağına dair bir mesaj göndermişti. Ancak bütün davetliler oradaydı. Havuz eğlencesinin ardından çocuklar ve velileri pasta kesip bir şeyler atıştırmak üzere penceresi bile olmayan küçük bir odada toplandık. Günün konusu doğal olarak koronavirüs salgınıydı. Konuşmalarda bu konudaki en önemli tedbirin el yıkamak ve dezenfektan sıvı kullanmaktan geçtiğini düşünen veliler, okulların kapatılmasını ise doğru bir karar olarak görmediklerini sıklıkla dile getirdi.

İtalya, ABD, İspanya ve Fransa başta olmak üzere birçok ülke olağanüstü tedbir uygulayıp acil durum ilan ederken İngiltere’deki farklı yaklaşımın birçok sebebi bulunuyor. Bu sebepler arasında ülkede salgının henüz ilk evrelerinde olması, İngiliz sağlık sisteminin salgınla baş edemeyeceği korkusu ve ekonomik açıdan ortaya çıkabilecek belirsizliği saymak mümkün.

İngiltere'de resmi rakamlara göre ülkede Covid-19’a yakalanan kişi sayısı bin yüzü geçti. Koronavirüs taşıdığı tespit edildikten sonra hayatını kaybeden kişi sayısı ise cumartesi itibariyle 21 olarak açıklandı. Ülkede bugüne kadar koronavirüs testi yapılan kişi sayısının ise 38 bin civarında olduğu bildirildi. Ancak hükümetin salgınla ilgili belirlediği stratejiye göre artık ağır vakalar haricinde test yapılmayacağını açıklaması birçok soru işaretini de beraberinde getirdi.

Kişisel sorumluluk ve duyarlı vatandaşlık ön planda

İngiliz hükümetinin uygulamaya koyduğu strateji üç aşamadan oluşuyor: Kontrol altına al, geciktir ve etkisini azalt. Kontrol altına almakta güçlük yaşandığının anlaşılması üzerine daha fazla vakit kaybetmemek adına süratle “geciktir” evresine geçme kararı alan hükümet, bu evredeki stratejisini 12 Mart’ta düzenlenen basın toplantısında açıkladı.

Stratejide el yıkama ve hijyen kurallarına uyulmasının altı çizildi, öksürük ve yüksek ateşi olanların ise gönüllü olarak yedi gün boyunca kendilerini evde karantinaya almaları istendi. Son yapılan bir değişiklikle bu belirtilere sahip olan kişilerle aynı evde yaşayanların da kendilerini izole etmesi talep edildi. Ayrıca yaşlı ve hasta ziyaretlerinde daha özenli davranılması gerektiğine dikkat çekildi.

indeki kişilerin sağlık hizmetleriyle temasa geçmesine ve test olmasına gerek bulunmadığı bildirildi.

Tamamen kişisel sorumluluk, gönüllülük ve duyarlı vatandaşlık çerçevesinde uygulanacak bu tedbirlerin haricinde eğitim, sosyal ve çalışma hayatına yönelik herhangi bir kısıtlama getirilmedi. Ancak ulusal basında aktarılan son bilgilere göre hükümetin bu stratejinin bir sonraki adımını atmaya hazırlandığı belirtiliyor. Buna göre kitlesel etkinliklerin durdurulması bekleniyor. Bir diğer tedbir maddesine göre ise, yüksek risk grubununda bulunan yaşlı ve hastaların tecridinin gündeme gelecek olması. Bu kişilerin alışveriş ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak üzere hizmetin evlerine götürülmesi söz konusu olacak ama bu planın nasıl işleyeceğine dair ayrıntılar henüz bilinmiyor.

Sürü bağışıklığı nedir?

İngiliz Ulusal Sağlık Sistemi’nin (NHS) uzun zamandır personel, hizmet ve kaynak sıkıntısı içinde olduğu biliniyor. Koronavirüs salgınıyla sistem üzerindeki baskının daha da ağırlaşmasından ve sistemin çökmesinden endişe ediliyor. Hükümetin geciktirme stratejisi de bu endişeye çözüm olarak sunuluyor. Bu stratejisinin doğal bir sonucu olarak gösterilen ve “sürü bağışıklığı” tabir edilen metodun ise temel olarak bu amaca hizmet etmesi bekleniyor.

Sürü bağışıklığı ile risk grubu düşük olanların virüse yakalanması ve böylelikle virüse karşı toplumsal bağışıklığın artması amaçlanıyor. Yaşlı ve hastaların izole edildiği bir ortamda özgürlükleri kısıtlanmadan hareket edecek olan düşük risk grubundaki kişilerin en az yüzde 60’ına virüs bulaşması toplumsal bağışıklık için yeterli kabul ediliyor. Ancak bu, ülkede 35 milyondan fazla kişinin virüse yakalanması ve iyileşmesi gerektiği anlamına geliyor.

Sürü bağışıklığı terimi genel olarak kapsamlı bir koruma sağlanması amacıyla uygulanan aşı kampanyalarında kullanılıyor. Bugüne kadar epidemi ya da pandemilerde uygulanmamış bir yöntem olması ise endişeleri beraberinde getirdi. İngiltere’deki çeşitli üniversitelerden 229 bilim insanı yayımladıkları açık mektupta koronavirüs salgınında sürü bağışıklığı metodunun hayati tehlikeyi arttıracağı ve amaçlananın aksine sağlık sistemine daha ağır yük bindireceği eleştirisi yöneltti.

İngiltere Sağlık Bakanlığı ise kapitalist ekonomide hükümetin müdahalesine gerek olmadığını savunan “Laissez-faire, Laissez-passer” yani “Bırakınız yapsınlar, Bırakınız geçsinler” anlayışının bu salgında kaç cana mal olacağının bilinmediği eleştirilerine karşı cevabı ise şöyle: bu yöntem bilimsel olarak en güçlü kanıtlara dayanarak hazırlandı

Dünya Sağlık Örgütü de İngiltere’nin stratejini eleştirdi

Uzmanlar İngiltere’nin bu stratejisine temkinli yaklaşıyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) eski birim direktörlerinden Anthony Costello sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda İngiltere’nin uygulamayı amaçladığı sürü bağışıklığı yöntemini sorgulayarak koronavirüsünün gribe yola açan virüs gibi kolay mutasyona uğrayabileceğine ve böyle bir durumda sürü bağışıklığının etkisini kaybedeceğine dikkat çekti.

DSÖ’nün en üst düzey yetkilisi de İngiltere’nin teste gerek olmadığı yaklaşımı üzerine uyarıda bulundu. “Nerede olduğunu bilmediğiniz bir şeyle savaşamazsınız” diyen DSÖ Genel Sekreteri Dr Tedros Adhanom Ghebreyesus salgının önüne geçilebilmesi için her vakanın bulunması, izole, test ve tedavi edilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Başbakan Johnson: Birçok aile sevdiklerini zamansız kaybedecek

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, 12 Mart’taki basın toplantısında hükümetin stratejisinin tamamen bilimsel çalışmalara dayandığı vurgusunu yapmış ve "Daha birçok aile, sevdiklerini zamansız kaybedecek" ifadesini kullanmıştı.

Sakin Ol ve Ellerini Yıka

Salgının en kötü haline hazırlanan İngiliz halkı ise gönüllü ya da zorunlu karantina günlerinin yakında geleceğinden endişelenerek soluğu süpermarketlerde alıyor. Tuvalet kağıdı, temizlik malzemesi, bebek maması, kuru gıda ve konserve stoklamanın dışında “Sakin Ol ve Ellerini Yıka” (Keep Calm and Wash Your hands) sloganını benimseyerek hükümetin stratejisi doğrultusunda günlük yaşamına devam ediyor.

covid-19 İngiltere
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Dünyanın en zengin insanı, Amazon'un patronu Bezos'un serveti rekor kırdı: 172 milyar dolar
Dünyanın en zengin insanı, Amazon'un patronu Bezos'un serveti rekor kırdı: 172 milyar dolar
Vladimir Putin: İşsizlikten devlet başkanlığına Rusya Devlet Başkanı'nın siyasi yolculuğu
Vladimir Putin: İşsizlikten devlet başkanlığına Rusya Devlet Başkanı'nın siyasi yolculuğu