Advert
Hayatımız -Kına(mallar)la- geçti
Abdülhalim Dede

Hayatımız -Kına(mallar)la- geçti

Bu içerik 46 kez okundu.
Hayret mi, Hayret!!!
Hem de kocaman bir hayret!!!
Benden başka bu memlekette oynanan tiyatroları ELEŞTİRECEK BİR BABA YİĞİT- KAÇIK çıkmayacak mı diye düşündüğüm ve canımın son derece sıkıldığı bu günlerde, HOŞ BİR SÜRPRİZLE karşılaşmak beni gerçekten SEVİNDİRDİ.
Necat Ahmet kardeşim, Millet gazetesinde müthiş bir makale yazmış.
Bir şey değişir mi memlekette?
Hayır, DEĞİŞMEZ.
Ankara'da bazı şeyler değişmediği müddetçe... burada da bir şey DÜZELMEZ.
Hayırsız, işe yaramaz, kuyrukla kapan boşandıran KINA(MALLAR)'la iş yürüttüklerini ve Batı Trakya  davasına HİZMET ettiklerini yutturan HARAM YİYİCİLER ve NARSİSTLERLE daha uzun seneler haşır neşir olmaya devam edeceğiz.
Necat kardeşimi kutluyorum.
Hep beraber okuyalım...
 
***   ****   ***

Hayatımız derken, bittik tükendik demek istiyoruz aslında. Beklerken bitlendik yani.

Hazırla kınamayı çocuk okusun, büyüsün adam olsun yine kınama okusun, sanki okuma yazma öğreniyor.

Bu kınamalar çıkartılmadan önce bu işlerin hukuki yoldan bir çözümü yokmuydu diye sorarlar insana. Biz kanuni tüm işleri yaptık ama, bizim başımıza yine bunlar geliyor dediğimiz andan itibaren, kınamalara evet. Amma velakin, bunları cümbür cemaatin duyması ve bizim hakkımızda kötü düşünmemeleri için yapıyorsak, o zaman yazık bizim halimize. Çünkü o zaman biz sadece kendimizi temize çıkartıyormuşuz gibi bir imaj uyanıyor.

Zaten yıllardan beri bu halkın duyduğu yalanlar ve mazeretler, onları kimseye inanmamayı ve güvenmemeyi öğretmiş, biz de bu durumda yangına körükle gitmeyelim.

Hedefi onikiden vurmak yerine, sadece okun yaydan çıkması bizleri ilgilendiriyorsa o zaman olduğumuz yerde saymaya mahkum olduğumuzu da kabullenmemiz gerekiyor ki, zaten bugüne kadar da yaptığımız o.

Güzel şeyler olmuyor mu, evet oluyor, ama her problemi ciddi bir şekilde farklı görüşlere de yer vererek ve görüşerek ele almayı öğrenirsek, ben şahsen çok değişik çözüm yolları bulunacağına eminim. Ama biz konuşmaktan çok yargılamayı, danışmaktan çok tartışmayı, kaynaşmaktan çok ayrılığı tercih ediyorsak, sonunda bu başımıza gelenlere de katlanmak zorundayız.

Bizi çok iyi kullanan bir yönetimle karşı karşıya isek, bize karşı kullanılan silahları algılamak ve bu silahlar hakkında bilgi sahibi olmak zorundayız. İlkel ve bildiğimiz silahların modası geçti artık. Tabii biraz da ciğer lazım, kedinin çabuk bir şekilde erişemediği ciğerlerden. Kısacası hedefi olan cesaretli kişiliklere ihtiyacımız var, koltuk için kendini ve etrafındakileri batıran kişilere değil. Yunan meclisinde 4 milletvekili olduğu günleri de yaşadık, tek milletvekili olduğu günleri de, farkı neydi dilerseniz bir de sizden dinleyelim.

Kendi başımıza yapabileceklerimizden ilki düşünebilmek, ikincisi algılayabilmek, üçüncü ve en zoru da hayal gücümüzü kullanarak gelecekte olabilecekleri anlayabilmek. İlk ikisini becerdiğimiz andan itibaren üçüncüsü de üzülmeyin zaten kendiliğinden gelecek.

Bizler başkalarını eleştirmenin yanında, hem eleştiriye açık olup, gerektiğinde de  kendimizi dahi eleştirebilirsek ve devamında başkalarına güvenerek değil de kendi özgüvenimize sarılarak ilerleyebilirsek, zaten cesaret, hırs ve hayal gücü kendiliğinden bizi bulmuş olacak ki, devamında daha istekli ve özverili işlerle ve kişilerle yolumuza devam edeceğiz. Ondan sonra isteyen gelir isteyen olduğu yerde kalır, yerdeki çimleri veya gökyüzündeki yıldızları saymaya devam eder.

Zaman biribirini anlama zamanı, zaman birbirine destek olma zamanı. Unutmayın içimizden birilerinin büyümesi zararımıza değil yararımızadır. İçimizden birilerinin layık olduğu yerlerde başarılı olmaları, seni de güçlendirir.

Kısa fakat lüzumlu, kısa ama çözümlü makalemiz bu hafta burada biter. Hayırlı Ramazanlar diler, bu gibi günlerin daha birleştirici ve olgunlaştırıcı olması temennisiyle Hoşça kalın, Dostça kalın derim...

Kaynak: Millet

DİĞER YAZILAR
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
HAVA DURUMU - Ο ΚΑΙΡΟΣ ΣΗΜΕΡΑ 16/10/2018
HAVA DURUMU - Ο ΚΑΙΡΟΣ ΣΗΜΕΡΑ 16/10/2018
İSKEÇE SAKARKAYA’DA 13 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA ATEŞ ETTİLER.
İSKEÇE SAKARKAYA’DA 13 YAŞINDAKİ ÇOCUĞA ATEŞ ETTİLER.