BU ÇEŞMEDEN MÜSLÜMANA SU İÇMEK HARAM..!!!


Bu makale 2016-09-29 22:37:26 eklenmiş ve 3375 kez görüntülenmiştir.
Abdülhalim Dede

BU ÇEŞMEDEN MÜSLÜMANA SU İÇMEK HARAM..!!!

Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, eski adı “Yahudilik Yolağzı”, bugünkü adı Arap …Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:

“Her kula helâl, Müslüman’a haram!..”

Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…

Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzûra getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dîni İslâm, ahâlisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla!.. Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?..” diye çıkışmışlar adama. Adam:

- “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…”dedikçe kadı kızmış:

- “Ne delili, ne ispatı?.. Sen fitne çıkardın, Müslüman ahâlinin huzurunu kaçırdın, katlin vâciptir!” demiş. Demiş ama, bir yandan da merak edermiş:

- “Nedir gerekçen?..” diye sormuş. Adam:

- “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş… Padişah da sinirlenmiş ama, diğer yandan o da meraklanırmış:

- “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın,hem de her kula helâl,Müslüman’a haram yazarsın?..” Adam, başı önünde konuşur:

- “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”

- “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?..”

- “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultânım…”

- “Eeee?!..”-

“Sultânım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir haham ile Musevi bir gazeteciyi izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Mûsevîler, “ne oluyor, bu ne zulüm?.. Bizim din adamımıza ve gazetecimize biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, onlar masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş… Bir hafta dolunca, adam:

- “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham ve gazeteci bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler.

- “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz ile Rum bir gazeteci için yaptırınız Sultanım” demiş. Aynı şekilde bir papaz ve Rum bir gazeteci derdest edilip yaka-paça alınmışlar ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmışlar. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… din adamlarına ve Rum Cemaatinin sıkıntılarını dünya aleme duyuran gazetecilerine kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine… Sultan:

- “Bitti mi?..” demiş adama.

- “Sultânım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.

- “Şimdi nedir isteğin?..”

- “Efendim, pâyitahtımız Bursa’nın en sevilen, âlimini minberinden… ve en güzel makaleleri yazan Müslüman Türk bir gazeteciyi alınız ” Adamın dediğini yapmışlar, Ulucâmi imamını Cuma hutbesinin ortasında, gazeteciyi de yazıhanesinden almışlar, yaka-paça götürmüşler…
Veeee Bir ALLAH’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz?.. Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın ve Müslüman ahalinin sıkıntı ve dertlerini dile getirip gündemde tutan gazetecinin peşinden giden, arayan-soran olmamış… Geçmiş bir hafta, “Nerde imam, nerde gazeteci” diye gelen-giden yok!.Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta tutuklanan koca âlim için:

- “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”

- “Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!..”

- “Vah vaah!.. Acırım arkasında kıldığım namazlara…”

- “Sorma, sorma…”

Gazeteci için:
- Biz de onu hak savaşçısı zannetmiştik...
- Kim bilir ne entrika çevirmiştir...
- Düşman amaline hizmet ediyormuş...
- Din düşmanıymış galiba...

Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:

- “Eee, ne olacak şimdi?.. Adam:

- “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hoca ve gazeteciden.” 
“Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:

- “Ey büyük Sultânım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?..”

Sultan acı acı tebessüm etmiş:

- “Hava bile haram, hava bile!..” demiş

Not: Hikayemiz Bursa'da geçmiş ama, Batı Trakya'mıza göre biraz uyarlanarak düzenlenmiştir. 
Ve ne acıdır ki 96 senedir bu tiyatro Batı Trakya'da başarıyla oynanınıyor...
Öyle bir kumnpanya oluşmuş ki...
Aman Allah'ım.

Yorumlar
Diğer yazıları...
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Cloud Link Networks Cloud Link Networks
Arşiv Arama
- -
Cloud Link Networks
Anket
BATI TRAKYA TÜRK AZINLIĞININ, İSTİSNASIZ, TÜM ÖNDE GELENLERİ, TÜRKİYE'DEKİ DARBEYE KARŞI İLK 15 SAATTE TAVIR ALMADILAR. BUNUN SEBEBİ NEDİR?
1- NEMALANDIKLARINDAN... BEKLE-GÖR POLİTİKASINI İZLEDİLER.
2- NEMALANDIKLARINDAN... KRAL ÖLDÜ...YAŞASIN YENİ KRAL... DEMEYİ ÇOK ARZULADIKLARINDAN.
3- CUMHURBAŞKANI RECEP TAYYİP ERDOĞAN'dan HOŞLANMADIKLARI İÇİN.
4- BAŞKONSOLOS ALİ RİZA AKINCI'dan O YÖNDE TELKİN ALDIKLARI İÇİN
5- TAMAMI FETÖ İLE İRTİBATLI OLDUĞU İÇİN
Cloud Link Networks
Trakya'nın Sesi
© Copyright 2013 Trakyanın Sesi. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
Gündem
Kadına Şiddet
Anayasa Haberleri
Trafik Kazaları
Yerel Seçimler
Türkiye
Galatasaray
Fenerbahçe
Basketbol Haberleri
Şampiyonlar Ligi
Yunanistan
Recep T. Erdoğan
Devlet Bahçeli
Kemal Kılıçdaroğlu
AKP Haberleri
Ελληνικά
Eğitim Haberleri
Eğitim Bakanlığı
Eğitim Portalı
Batı Trakya
Gümülcine
İskeçe
Gümülcine Müftülüğü
İskeçe Müftülüğü