|
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
Kararları
Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi, Sicil Bürosu tarafından yayınlanan
27.03.2008 tarihli basın bültenini ( Emin ve Diğerleri ve
Yunanistan Kararları ) internet yardımıyla bulduktan sonra
birkaç defa okudum. Malum hassas konular iyi anlamak lazım,
yorumlarken hata yapmamak lazım.
Bu konuda sonradan yorum yapmak ilk günlere göre daha kolay.
Üzerinden uzunca bir zaman geçmiş herkes söyleyeceğini
söylemiş elindeki kartı masanın üzerine koymuş, tarafını
belli etmiş sanki olay yaşanmış ve bitmiş gibi.
Bence öyle değil!
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin söz konusu kararları,
azınlığımızın siyasileri, hukuk adamları ve basını
tarafından yeterince tartışılıp iyi analiz edildiğini ve
halkımıza iyi anlatıldığını düşünmüyorum.
Biraz geçiştirdik gibi geliyor bana,
Bazıları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları yerine,
ulemanın kararlarını dikkate almayı tercih edebilir, ancak
dönem, o dönem değil.
Dönem hukuk dönemidir.
Dönem akıl dönemidir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları çok önemlidir. Yol
göstericidir ve onları dikkate almak lazım.
Uluslararası ilişkilerin yürütülmesi, bazılarının zannettiği
gibi tarikat kurallarına, değil, Uluslararası hukuk
kurallarına, antlaşmalara, diplomatik kurallara, teamüle
göre düzenlenir. Dolayısıyla, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
ve Mahkemenin Kararları, uluslararası hukukun bir parçasıdır
ve buna aklı selim herkesin saygı göstermesi gerekir.
Mahkemenin kararlarıyla ilgili detayları yazıma şimdilik
dahil etmek istemiyorum.
Çok merak edenler, mahkeme kararlarına,
http://www.echr.coe.int adresindeki internet
sitesinden ulaşılabilir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Emin ve Diğerleri v.
Yunanistan
( Uygulama No:34 144 / 05 ) ile Tourkiki Enosi Xanthis ve
Diğerleri ve Yunanistan ( No: 26 698 / 05 ) davalarına
ilişkin kararları iyi değerlendirildiğinde azınlık
sorunlarının çözümü için iyi bir referans, iyi bir temel
oluşturur. Kimsenin itiraz edemeyeceği iyi bir başlangıç
noktasıdır.
Nedir bu davalar?
Kısaca;
Emin ve Diğerleri, 2001 Mart ayında ‘ Rodop Bölgesi Türk
Kadınları Kültür Derneği’ ni kurmuşlar ancak derneğin tescil
talebi adından dolayı kabul edilmemiş ve olay mahkemelere
intikal etmiştir. Ulusal yargı yolları tüketildikten sonra
dava Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin gündemine gelmiştir.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de derneğin tescil
edilmemesini İnsan Hakları ihlali olarak görmüştür . (
Avrupa Konvansiyonu 11. Maddesinin ihlal edildiğine
oybirliği ile karar vermiştir. )
Diğer dava da, Tourkiki Enosi Xanthis davasıdır. Yönetimin
kararı gereğince derneğin ‘’ Türk ‘’adını kullanması
yasaklanmış, olay mahkemelere intikal etmiş, sonunda,
mahkeme kararıyla dernek fes edilmiş, bu karar 25 Ocak 2002
tarihinde Trakya İstinaf Mahkemesi tarafından da
onaylanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin gündemine gelen
anlaşmazlık , mahkemece görüşülerek, oybirliği ile Avrupa
Konvansiyonun 11. Maddesinin ve söz konusu Konvansiyonun 6 /
1 Maddesinin ihlal edildiğine oybirliği ile karara
bağlanmıştır.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Basın Bülteninde, adeta,
azınlık sorunlarının çözümüne yönelik ip uçları vardır.
Yani, mahkemenin kararları, global değerlendirildiğinde,
taraflara, sorunların çözümü için iyi bir yol haritası
olabileceği görülür.
Tabi ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Lozan
Antlaşmasını ortadan kaldırmaz, zaten kimsenin de böyle bir
iddiası yok.
Ancak, siyaset tarihinde, İnsan hakları konusunda , Lozan
Antlaşması ilk iyi örnektir. O günden bugüne kadar, dünyada
pek çok şey değişmiştir, İnsan Hakları konusunda, Birleşmiş
Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği ve pek çok
uluslararası antlaşma dahil, inanılmaz iyileştirmeler
olmuştur. Ülkemiz, Yunanistan da bu sözleşmelere, bu
antlaşmalara imza koymuş taraf olmuş ve kendini bu kurallara
uymakla bağlamıştır.
Yunan vatandaşı olan herkes, ister azınlık mensubu olsun
ister olmasın bu haklardan istifade eder , yani bu haklar
her Yunan vatandaşı için bir yasal kazanımdır. (ki
mahkemenin son kararında Yunan vatandaşı olma hakkına önemli
bir vurgu yapılıyor. )
İşte bu sözleşmelerden kazanılan haklar dikkate alınarak
hazırlanmış olan azınlık politikaları ancak çağdaş,
yenilikçi ve Avrupai olarak nitelendirilebilir. Sadece çıkıp
beyanat vermekle çağdaşlık, Avrupalılık olmaz.
Yunanistan Dış İşleri Bakanı, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesinin söz konusu kararlarına itiraz edeceğini
açıklamıştır.
Yeni Demokrasi partisi mensubu (eski milletvekili) İlhan
Ahmet, Elefteros Tipos gazetesinde, 13 Nisan 2008 Pazar günü
yayınlanmış,’’ Yanyana değil, beraber yaşamalıyız’’,
başlıklı makalesinde, Başbakan Sayın Kostas Karamanlis’in
planladığı ve uygulamaya koyduğu çağdaş Avrupai azınlık
politikasından söz ediyor. Sayın Ahmet, bu şartlar altında
hangi, çağdaş Avrupai azınlık politikasından bahsediyorsunuz
?
Özellikle orada siyaset yapan arkadaşlarımızın, siyaset
yaptıkları partilerde, bu kararları gündemde tutmaları,
sorunların çözümünde referans göstermeleri işleri çok daha
kolaylaştıracağına inanıyorum.
Hayırlı olsun!
Rıdvan
İsmail/ABTTF |