AB hükümetleri, üye ülkelerin Ukrayna’ya verilen destek, entegrasyon baskıları ve Ukrayna’nın askeri personel ihtiyacı arasındaki dengeyi tartıştığı bir dönemde, askerlik çağındaki Ukraynalı erkeklere yönelik geçici koruma statüsünü kısıtlamayı planlıyor.
Avrupa Birliği (AB), 2022 yılından bu yana 4 milyondan fazla insanın AB üyesi ülkelerde yaşamasına olanak tanıyan "geçici koruma" mekanizmasına Ukraynalıların erişimini kısıtlamayı gündemine aldı.
Polonya ve Almanya’nın da aralarında bulunduğu ülkeler, AB'de Mart 2027'ye kadar ikamet ve çalışma hakkı tanıyan bu statünün dışında askerlik çağındaki erkeklerin bırakılması için baskı yapıyor.
Mevcut kurallara göre Ukraynalılar, Rusya’nın topyekûn işgalinden birkaç gün sonra devreye alınan ve o zamandan bu yana her yıl yenilenen "Geçici Koruma Yönergesi" sayesinde, sığınma başvurusunda bulunmalarına gerek kalmadan mülteci benzeri bir koruma elde edebiliyor.
Diplomatların Euronews’e verdiği bilgiye göre, perşembe günü Lüksemburg’da bir araya gelen AB içişleri bakanları toplantısında, bu mekanizmanın kapsamını daraltmaya yönelik çeşitli seçenekler masaya yatırıldı. En çok destek gören teklif, 23 ila 60 yaşları arasındaki askerlik hizmetine uygun Ukraynalı erkeklerin bu statüden muaf tutulmasını öngörüyor.
Avrupa Komisyonu’na göre, güncellenecek herhangi bir yaklaşımın, başvuru sahiplerinin Ukrayna’dan yasal yollarla çıkıp çıkmadığını dikkate alması gerekiyor. Ukrayna'daki sıkıyönetim uyarınca, 23 ila 60 yaş arasındaki çoğu erkeğin ülkeden çıkışı yasak. Ancak engelliler, askerliğe elverişsiz olanlar, 18 yaş altı 3 veya daha fazla çocuk babası olanlar ve hasta yakınlarına tam zamanlı bakanlar gibi belirli gruplar için istisnalar bulunuyor.
Ukrayna'da resmi askeri delege yaşı 25'ten başlasa da, erkeklerin ülkeden ayrılması genel olarak 23 yaşından itibaren yasaklanmış durumda.
Bu kısıtlamalara rağmen, bazı askerlik çağındaki erkekler Ukrayna sınırlarını yasa dışı yollarla geçerek AB ülkelerinde koruma statüsü elde etmeyi başardı. Yetişkin erkekler, Avrupa'daki Ukraynalı mültecilerin %26,6'sını oluşturuyor; ancak bunların ne kadarının askerlik çağında olduğu ya da kaçının yasa dışı yollarla geldiğine dair net bir veri bulunmuyor.
Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, "Zorunlu askerlik çağındaki [Ukraynalı] erkeklerin akınının son birkaç ayda arttığını gözlemledik," dedi.
Geçici koruma statüsü tüm AB genelinde geçerli olsa da, uygunluk kontrolleri üye ülkeler arasında farklılık gösteriyor. Örneğin Belçika, başvuru sahiplerinden Ukrayna’dan yasal olarak çıktıklarına dair kanıt sunmalarını istiyor, bu da ülkeyi usulsüz yollarla terk edenlerin koruma almasını zorlaştırıyor. Buna karşın Polonya, Ukrayna sınırını geçerek kendi topraklarına ulaşan herkese bu korumayı sağlıyor.
AB içinde en fazla Ukraynalı mülteciye ev sahipliği yapan ülkeler sırasıyla Almanya (1 milyon 274 bin 955 kişi; AB toplamının yüzde 29,4'ü), Polonya (961 bin 405 kişi; yüzde 22,2) ve Çekya (379 bin 820 kişi; yüzde 8,8) olarak öne çıkıyor.
Geçici koruma rejiminin sıkılaştırılması, Ukrayna hükümetinin tutumuyla da örtüşüyor. Geçtiğimiz yıl Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, ülkeyi terk eden askerlik çağındaki erkeklerin "geri dönmesi gerektiğini" söylemiş ve ortak ülkelere "bu konuyu ele alma" çağrısında bulunmuştu.
Toplantıda tartışılan bir diğer seçenek ise Ukrayna'nın "güvenli" kabul edilen bölgelerinden gelen kişilere geçici koruma verilmemesi oldu. Ancak birçok hükümet, Ukrayna'nın hiçbir bölgesinin savaştan tamamen yalıtılmış sayılamayacağını savunarak bu fikre karşı çıktı.
Polonya Devlet Sekreteri Maciej Duszczyk, "Bu çözüm bizim için kabul edilemez. Ukrayna’da ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Sınıra yakın yaşayan Polonya vatandaşları bile bazen sınırlarımızın çok yakınındaki sivil hedefleri vuran Rus füzelerinin patlama seslerini duyuyor" dedi.
İspanya ve İtalya gibi diğer ülkeler ise mevcut sistemin kapsamı değiştirilmeden uzatılmasını destekliyor. İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, "Tüm Ukrayna vatandaşları tüm AB ülkelerinde koruma altında kalmaya devam etmeli. Elbette şartlara göre etkin entegrasyon ve gönüllü geri dönüşlere doğru da adım atmalıyız" diye konuştu.
AB kaynakları, Avrupa Komisyonu'nun önümüzdeki haftalarda veya en geç yaz tatilinden önce resmi bir teklif sunabileceğini belirtti.
euronews