Avrupa'yı sıcak hava dalgaları vurdu: Sıcakta serin kalmak için ipuçları

Avrupa - 18-06-2026 09:12

Sıcak hava dalgaları tehlikeli olabilir, ancak basit önlemler sıcaklığa bağlı hastalık riskini kayda değer ölçüde azaltabilir.

Önümüzdeki günlerde Avrupa genelindeki kentlerde yaz sıcaklıklarının rekor seviyelere çıkması, bazı bölgelerde sıcaklıkların 40°C'ye yaklaşması bekleniyor.

"Sıcak hava dalgaları yalnızca rahatsızlık verici değildir; Avrupa'daki en ölümcül hava olayları arasındadır. Oysa ısıya bağlı hastalıkların büyük bölümü basit önlemlerle önlenebilir" diyen aile hekimi ve Avrupa Birliği Pratisyen Hekimler / Aile Hekimleri Birliği başkanı Tiago Villanueva, Euronews Health'e konuştu.

Uzun süren sıcak dönemlerde vücudun iç ısısını düzenleme ve fazla ısıyı atma kapasitesi azalır; bu da sıcak bitkinliği ve sıcak çarpması riskini artırır.

Vücudu soğutmak için harcanan çaba kalp ve böbrekler üzerinde ek bir yük oluşturur; bu da aşırı sıcakların mevcut sağlık sorunlarını kötüleştirebileceği anlamına gelir.

Avrupa yeni bir sıcak hava dalgasına hazırlanırken, serin ve güvende kalmak için bazı öneriler şöyle.

En sıcak saatlerde serin kalın

Bu yaz Avrupa'nın büyük bölümünde sıcaklıkların 30°C'nin üzerine çıkması, birçok bölgede de tropikal geceler yaşanması bekleniyor.

Tropikal gece, sıcaklığın 20°C'nin altına düşmediği ve vücudun gündüz sıcağından toparlanmasını engellediği durumlarda yaşanır.

Gece serinlemesinin olmaması, kalp-damar sistemini ciddi şekilde zorlayabilir, dinlendirici uykuyu bozabilir ve ölüm oranlarını artırabilir.

Gündüz saatlerinde uzmanlar, en sıcak saatlerde içeride kalmayı, güneşi içeri almamak için pencere ve panjurları kapalı tutmayı, evleri ise daha serin sabah ve akşam saatlerinde havalandırmayı öneriyor.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), elektrikli vantilatörlerin yalnızca sıcaklık 40˚C'nin altındayken kullanılmasını tavsiye ediyor. Bu eşiğin üzerinde vantilatörler sıcak havayı dolaştırarak vücudu daha da ısıtabiliyor.

Mümkün olduğunca günün en sıcak saatlerinde dışarı çıkmaktan kaçının. Dışarı çıkmak kaçınılmazsa, pamuk ya da keten gibi nefes alabilen kumaşlardan üretilmiş, bol kesimli ve açık renkli giysiler tercih edin. Bu malzemeler yatak takımlarında da kullanılabilir ve sıcak gecelerde vücudun serin kalmasına yardımcı olur.

Giysiler yalnızca vücudu serin tutmakla kalmaz, aynı zamanda cildi zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından da korur.

 

Güneşe karşı kendinizi koruyun

Gün ortasında başta olmak üzere doğrudan güneş ışığına maruz kalmaktan kaçının ve her iki saatte bir güneş kremi sürün .

Bu, cildin koruyucu bariyerinin korunmasına yardımcı olur, güneş yanığı ve cilt kanseri riskini azaltır.

Cildin kuruması, kızarması ya da yanma hissi gibi, güneş kremini yenilemeniz gerektiğini gösteren işaretlere dikkat edin.

Günün orta saatlerinde güneşte olmayı planlıyorsanız, başınıza doğrudan güneş gelmesini önlemek için mutlaka bir şapka ya da kasket kullanın.

Gözler ve göz kapakları da UV ışınlarına karşı hassastır. Tehlikeli düzeyde maruziyeti önlemek ve göz hasarı riskini azaltmak için güneş gözlüğü takın.

Özel UV koruması sağlayan güneş gözlüklerini tercih edin. Johns Hopkins Medicine'den Bryce St. Clair'e göre cam rengi de önemli: Kahverengi, yeşil ve gri camlar en iyi korumayı sağlarken, sarı camlar daha az korur.

Bol sıvı alın

Sıcak günlerde vücudun susuz kalmaması için düzenli olarak su ve diğer sıvıları tüketmek hayati önem taşıyor. DSÖ, günde en az iki ila üç litre su içilmesini öneriyor.

"Susamayı beklememek çok önemli" diyen Villanueva, alkol ve kafeinin idrar söktürücü etki yaparak sıvı kaybını artırabileceği için aşırı tüketiminden kaçınılmasını da tavsiye ediyor.

Uyarı işaretlerine dikkat edin

Tüm gerekli önlemler alınsa bile aşırı sıcaklarda kendinizi kötü hissetmeniz mümkün.

Uzmanlar, sıcak bitkinliği ya da sıcak çarpmasının başlangıcına işaret edebilecek erken uyarı belirtilerini gözlemlemenizi öneriyor.

Belirtiler arasında baş dönmesi, mide bulantısı, yorgunluk, halsizlik ve kafa karışıklığı sayılabilir.

Birinde bu belirtiler görülüyorsa, derhal serin bir ortama geçmesi, duş ya da banyo yapması, vücuduna su püskürtmesi, sıvı alması ve şikayetler kötüleşirse tıbbi yardım alması gerekir.

Kimler daha büyük risk altında?

Aşırı sıcaklıklara karşı herkes aynı derecede hassas değil.

Villanueva, "Daha yüksek risk altında olanlar arasında, özellikle 65 yaş üstü yaşlılar, kronik hastalığı bulunan kişiler, bebekler ve küçük çocuklar, sosyal olarak izole kişiler, açık havada çalışanlar ve evsizler yer alıyor" diye ekledi.

Çocuklar, vücut ağırlığının her kilosu başına daha az terler ve daha yüksek bir metabolizma hızına sahiptir; bu da aşırı sıcak dönemlerinde daha çabuk ısınmalarına yol açar.

Düzenli ilaç kullanan kişiler de daha yüksek risk altındadır. Bazı reçeteli ya da reçetesiz ilaçlar, vücudun ısıyı düzenleme, terleme ya da sıvı dengesini koruma yeteneğine müdahale edebilir.

euronews

Günün Diğer Haberleri