ABD'nin İran'a yönelik saldırıları 11'inci gecesine girerken Tahran, Körfez ülkelerine yönelik operasyonlarını genişletti. Pakistan ise çöken geçici anlaşmayı yeniden canlandırmak için diplomatik girişimlerini artırdı.
ABD'nin İran'a yönelik saldırıları 11'inci gecesinde devam ederken Tahran'ın Körfez ülkelerine yönelik operasyonlarını genişletmesi üzerine Pakistan, çöken geçici anlaşmayı yeniden canlandırmak için diplomatik girişimlerini artırdı.
Pakistan Başbakanlık Ofisinin X'ten yayımladığı açıklamaya göre Başbakan Şahbaz Şerif, tırmanan çatışmadan "derin endişe" duyduğunu belirterek "bütün tarafları itidalli davranmaya ve bölgeyi daha fazla istikrarsızlaştırabilecek adımlardan kaçınmaya" çağırdı.
Açıklama, Şerif'in salı günü İran İçişleri Bakanı Eskander Momeni ile basına kapalı görüşmesinin ardından geldi. Momeni ayrıca geçen ayki geçici anlaşmanın sağlanmasında önemli rol oynayan Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asım Münir ile de görüştü.
Ancak ABD Başkanı Donald Trump, salı günü Washington'ın şimdilik İran'la görüşmeye "hiç niyeti olmadığını" söyledi. Trump, ABD güçlerinin yakında İran'ın başlıca uranyum zenginleştirme tesislerinin yakınındaki bir bölgeyi vurabileceğini belirterek çatışmaların daha da tırmanabileceği mesajını verdi.
Trump, Oval Ofis'te gazetecilere, "Bizimle görüşmek için can atıyorlar. Anlamlı bir görüşmeye hazır olana kadar kendileriyle görüşmeye hiç niyetimiz yok," dedi.
ABD ordusu ise çarşamba gününün ilk saatlerinde İran'a yönelik saldırıların 11'inci gecesini tamamladığını ve askeri unsurları vurduğunu açıkladı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), X'ten yaptığı açıklamada, "İran'ın Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemileri tehdit etme kabiliyetini daha da zayıflatmak amacıyla askeri harekât merkezleri, deniz unsurları, uçak hangarları, insansız hava aracı depoları ve askeri lojistik altyapısı hedef alındı," ifadelerini kullandı.
CENTCOM ayrıca İran'ın son üç ayda Hürmüz Boğazı'ndan geçen 30'dan fazla ticari gemiye saldırdığını öne sürdü. Salı günü bir tankerin saldırıya uğraması üzerine mürettebat gemiyi terk etmek zorunda kaldı. İran Devrim Muhafızları Ordusu saldırının sorumluluğunu üstlendi.
İran devlet medyası da ülkenin çeşitli bölgelerinde patlamalar meydana geldiğini ve Tahran yakınlarında hava savunma sistemlerinin devreye girdiğini bildirdi.
İran devlet televizyonu Telegram'dan, "Haber kaynakları, Tahran'ın batısı, doğusu ve kuzeydoğusunda hava savunma faaliyetlerinin duyulduğunu bildirdi," açıklamasını yaptı.
İran ise Bahreyn, Ürdün ve Kuveyt'teki hedefleri vurarak ABD'nin bölgedeki müttefiklerine yönelik saldırılarını sürdürdü. Tahran daha önce, ABD güçlerinin ülkeyi işgal etmesine izin vermektense kendi topraklarını bombalayacağı uyarısında bulunmuştu.
ABD ile İran arasındaki savaş, son dönemde Hürmüz Boğazı'nın kontrolü için verilen bir mücadeleye dönüştü. İki taraf da üstünlük sağlamak amacıyla sivil altyapıları hedef aldı.
Çatışmalar başlamadan önce dünya ham petrol ve doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte biri bu kritik su yolundan geçiyordu. Uluslararası petrol piyasasının temel göstergesi Brent petrolün varil fiyatı çarşamba günü 92 dolara (yaklaşık 4 bin 246 TL) yükseldi.
İran savaşı ABD’ye 37,5 milyar dolara mal oldu
ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, salı günü Senato'da yaptığı açıklamada İran savaşının ülkesine maliyetinin 37,5 milyar dolara (yaklaşık 1,73 trilyon TL) ulaştığını söyledi.
Mayıs ortasında açıklanan önceki tahmin, yaklaşık 29 milyar dolar (yaklaşık 1,34 trilyon TL) seviyesindeydi.
Hegseth, Trump yönetiminin savaşın giderlerini karşılamak için talep ettiği 67 milyar dolarlık (yaklaşık 3,09 trilyon TL) ek bütçeyi savundu. Talebin "acil" ve "gerekli" olduğunu söyledi.
Hegseth'in Senato komitesindeki konuşması protestocular tarafından kısa süreliğine kesildi.
Bazı Cumhuriyetçi Kongre üyeleri, İran'da uzayan savaşın ara seçimler öncesinde Trump ve Cumhuriyetçi Parti için giderek büyüyen siyasi bir yük haline gelebileceği yönündeki endişelerini defalarca dile getirdi.
euronews















