Haftalardır manşetlere konu olan "süper El Niño'nun" İstanbul'daki rekor yağışta rol oynayıp oynamadığı merak konusu. İşte bilinenler.
İstanbul'da sağanak yağışın etkileri devam ederken, İstanbul Valisi Davut Gül, Meteoroloji Genel Müdürlüğünün 1942’de ölçümlere başlamasından bu yana İstanbul’da kaydedilen en yüksek yağış miktarına ulaşıldığını söyledi.
AKOM'a göre, Beykoz'da kaydedilen 277,1 mm'lik yağış, 1942'den bu yana istasyonlarda kaydedilen en yüksek değer oldu.
Kurumun 15 Ekim tarihli açıklamasına göre, yağış sistemiyle birlikte tek günde kaydedilen miktar, ekim ayının uzun yıllardır ölçülen ortalamasının dört katına ulaştı.
Ayazağa başta olmak üzere çeşitli ilçelerde 4 kişinin hayatını kaybettiği su baskınlarına neden olan yoğun yağışın arkasındaki sebepler ise tartışma konusu.
Özellikle haftalardır manşetlere konu olan "süper El Niño'nun" bu felaketlerde rol oynayıp oynamadığı merak konusu. İşte bilinenler:
El Niño nedir ve şu anda etkili mi?
NASA'nın tanımına göre, El Niño, bilim insanlarının ENSO (El Niño-Güney Salınımı) adını verdiği doğal iklim döngüsünün bir parçası.
NSO, tropikal Pasifik Okyanusu ile atmosfer arasındaki etkileşim sonucu ortaya çıkan ve dünyanın en güçlü doğal iklim sistemlerinden biri olarak kabul edilen bir salınım. Bu döngü sırasında Pasifik'teki deniz yüzeyi sıcaklıkları, rüzgârlar ve yağış düzenleri birkaç yılda bir değişiyor. Doğu Pasifik'te suların normalden daha sıcak olduğu dönemler El Niño, daha soğuk olduğu dönemler ise La Niña olarak adlandırılıyor.
El Niño sırasında ekvatorun doğu Pasifik kesimlerinde normalden daha sıcak sular birikiyor. Bu sıcak sular atmosferi ısıtarak nemli havanın yükselmesine ve yağışların artmasına neden oluyor. Özellikle Peru ve Ekvador kıyılarında yoğun yağışlar görülürken, etkiler yalnızca bölgeyle sınırlı kalmıyor ve dünyanın farklı yerlerindeki hava koşullarını da değiştiriyor. Örneğin ABD'nin güneydoğusunda El Niño yıllarında ortalamadan daha fazla yağış düşebiliyor.
Ekim 2026 itibarıyla küresel çapta El Niño koşulları yaşanıyor ve üstelik sistem giderek güçleniyor.
ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'ne (NOAA) bağlı İklim Tahmin Merkezi'ne göre, İstanbul'daki yağışlar sırasında küresel atmosfer dolaşımını etkileyebilecek güçlü bir El Niño olayı vardı.
Ancak El Niño'nun aynı anda yaşanıyor olması, İstanbul'daki yağışların sebebi olduğunu tek başına kanıtlamaya yetmiyor.
El Niño ile Türkiye yağışları arasında ilişki var mı?
İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) Mikdat Kadıoğlu, Yurdanur Tulunay ve Yunus Borhan, 1931-1990 döneminde Türkiye'deki 108'den fazla meteoroloji istasyonunun verilerini kullanarak El Niño yıllarındaki aylık yağış anomalilerini araştırmıştı. Bu çalışma, Türkiye'deki yağış değişkenliğinin ENSO ile ilişkisini inceleyen erken dönem araştırmalardan biri olmuştu.
Bulgular, El Niño indeksinin yüksek olduğu ayların Türkiye yağışları üzerinde bariz bir etkisi olduğunu göstermişti. Türkiye'deki aydan aya yaşanan yağış değişkenliğinin önemli bir bölümünün El Niño olaylarına bağlanabileceği gösterilmişti.
2003'te International Journal of Climatology dergisinde yayımlanan araştırma daha somut sonuçlar ortaya koymuştu. Araştırmacılar, Türkiye'nin iki bölgesinde El Niño ile yağış arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler belirlemişti.
Araştırma, El Niño'nun Türkiye'deki yağışlar üzerinde ölçülebilir etkileri olduğunu göstermişti. Fakat en belirgin ilişki ekim ayında değil, ilkbahar ve yaz başında ortaya çıkıyordu.
Bu bulgular, İstanbul'daki son yağışları doğrudan El Niño ile açıklama eğilimine karşı önemli bir uyarı niteliğinde. Türkiye'de ENSO etkileri mevcut olsa da bu etkiler bölgeye ve mevsime göre değişiyor.
İstanbul'daki yağışların asıl nedeni ne?
Yukarıda bahsi geçen araştırmanın yazarlarından ve İTÜ İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü'nden Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, Anadolu Ajansı'na yaptığı açıklamada, rekor yağışın üç faktörün birleşmesiyle oluştuğunu ifade etti. Bilim insanı, söz konusu üç faktörü şöyle tanımladı:
1. Karadeniz'deki sıcaklık
Karadeniz'in yaklaşık 19,5 ila 20 derece olan su sıcaklığı, atmosferin nem kazanmasına yardımcı oldu. Nem, yağış sistemini besledi.
2. Balkanlar'dan gelen soğuk hava
Soğuk havanın daha sıcak ve nemli hava kütlesiyle karşılaşması, atmosferik kararsızlığı ve yoğun yağış oluşumunu destekledi.
3. Poyrazın taşıdığı nem
Kuzeydoğudan esen poyraz, deniz üzerinden İstanbul'a nem taşıdı. Özellikle kuzey ilçelerindeki yağışların şiddetlenmesine katkıda bulundu.
Kadıoğlu, X hesabından yaptığı bir paylaşımda da, "Hava durumu bir denk gelme halidir. Yani hava, havai bir şeydir! Normali mormali hikayedir," ifadelerini kullandı.
Bilim insanının bu açıklamasını Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün istasyon verileri de destekliyor.
Verilere göre, 13-15 Ekim arasındaki 48 saatte Beykoz'da 274,4 mm, Sarıyer'de 208,3 mm, Beylikdüzü'nde ise yalnızca 12,9 mm yağış kaydedildi. Yağışın özellikle Karadeniz'e yakın kuzey ilçelerde yoğunlaşması, bölgesel meteorolojik koşulların önemine işaret ediyor.
euronews














