Eylül ayından itibaren genel kurul salonundaki tartışmalar yeni kurallarla yeniden şekillenecek. Amaç, milletvekillerini sıralarında tutmak ve peş peşe sosyal medya videolarına dönüşen konuşmaları gerçek siyasi tartışmalara dönüştürmek.
Bir Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi kürsüye çıkarak hararetli bir konuşma yapıyor. Ardından kamera uzaklaşıyor ve dikkat çekici bir manzara ortaya çıkıyor: Salonda yalnızca birkaç milletvekili var, sıralar büyük ölçüde boş. Milletvekillerinin çoğu telefonlarına bakarken yüzlerce koltuk boş duruyor.
Bu görüntü, Avrupa Parlamentosu’nda yıllardır alışılmış bir manzara. Strazburg’daki uzun genel kurul haftalarında birçok Avrupa Parlamentosu üyesi (MEP), konuşma sırasından hemen önce salona geliyor, önceden hazırlanmış yaklaşık bir dakikalık konuşmasını yapıyor ve hemen ardından salondan ayrılıyor.
Bir Avrupa Parlamentosu üyesi, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Dünyanın sosyal medya videoları için en pahalı dekoru” ifadesini kullandı. Milletvekiline göre konuşmaların asıl izleyici kitlesi yüzlerce kilometre uzakta; konuşmaları daha sonra X, Instagram, TikTok veya Facebook üzerinden izliyor.
Genel kurul salonunun giderek bir tartışma mekânından ziyade bir kayıt stüdyosuna dönüşmesi üzerine Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, genel kurul çalışmalarında kapsamlı bir değişiklik yapılması için harekete geçti. Reformların amacı, tartışmaları daha dinamik hale getirmek ve boş sıraların görüntüsünü azaltmak.
Bir AB yetkilisi Euronews’e, Metsola’nın boş sıraların Avrupa Parlamentosu’nun Avrupa’nın demokratik merkezi olma iddiasını zayıflattığı görüşünde olduğunu söyledi.
Haziran ve temmuz aylarındaki genel kurul oturumlarında gerçekleştirilen pilot uygulamaların ardından, usule ilişkin reform paketinin eylül ayından itibaren kalıcı olarak uygulanması planlanıyor.
Aylardır gündemde olan düzenlemelerin temel amacı, dört günlük oturumlar boyunca milletvekillerini genel kurul salonunda tutmak, gerçek anlamda fikir alışverişini teşvik etmek ve genel kurul görüşmelerini birbirinden kopuk konuşmalar dizisinden çıkararak gerçek siyasi tartışmalara dönüştürmek.
Genel kurul oturumları için yeni kurallar
Bu reformda zamanlama kilit önemde.
Mevcut sistemde tartışmalar sık sık uzuyor, günün gündemini akşama sarkıtıyor ve katılımı caydırıyor. Bunun sonucunda siyasi açıdan hassas dosyalar, sadece sıradaki konuşmacıların kaldığı neredeyse boş sıralar önünde görüşülebiliyor.
Yeni kurallar, genel kurul oturumları için sabit bitiş saatleri getirerek daha öngörülebilir bir takvim yaratıyor ve uzun süredir Strazburg haftalarının alametifarikası olan maraton akşamlarına son veriyor.
Eylül ayındaki yeni denemelerde, bitiş saatleri pazartesi için 20.30, salı ve çarşamba için 19.00, perşembe için ise 16.00 olarak belirlendi.
Parlamento başkanının bir sözcüsü Euronews’e, “Gündeme yeni bir tartışma konusu eklenirse, başka bir başlık çıkarılmak zorunda,” dedi. Mevcut kurallara göre yeni tartışmalar zaten tıka basa dolu bir gündemin üzerine ekleniyor.
Reform aynı zamanda, AP üyelerinin tartışmaları atlamasının başlıca nedenlerinden birini hedef alıyor. Siyasi grup toplantıları ve üye devletlerle müzakereler gibi diğer parlamenter faaliyetler artık genel kurul tartışmalarıyla aynı zamana denk getirilmeyecek.
Bu toplantılar AP üyeleri için çok önemli çünkü gerçek kararlar buralarda alınıyor. Bunları tartışma saatleri dışına almak, genel kurula katılmayı daha az maliyetli – ve daha anlamlı – kılmalı.
Konuşmacı listesi de değişecek. Seçili, yüksek profilli tartışmalarda AP üyeleri artık tam olarak ne zaman söz alacaklarını önceden bilmeyecek. Böylece sırası yaklaşana kadar dışarıda beklemek yerine salonda kalmaları ve tartışmayı takip etmeleri için bir teşvik oluşacak.
Ancak sıraları doldurmak, sorunun yalnızca bir kısmı. Asıl hedef, karşılıklı atışmaları daha az ezbere ve daha spontane hale getirmek.
Çok sık, AP üyeleri birkaç metre ötedeki meslektaşlarından ziyade kendi seçmenleri için konuşma kaleme alıyor. Müdahaleler giderek, diğer milletvekillerini ikna etmekten çok sosyal medyada ve ulusal kanallarda kullanılacak kısa video klipler üretmeyi amaçlıyor.
Yeni kurallar bu dinamiği değiştirmeyi hedefliyor. Bir başka milletvekili kendilerine doğrudan atıfta bulunduğunda, AP üyeleri derhal kişisel açıklama yapabilecek. Parlamento ayrıca üyelerin “mavi kart” uygulamasını daha etkin kullanmasını istiyor; bu prosedür, bir konuşmanın hemen ardından söz alıp konuşmacıya soru sorulmasına imkân tanıyor.
Avrupa Komisyonu üyeleriyle etkileşim de daha doğrudan hale gelecek. Mevcut tartışmalar, komiserlerin AP üyelerinin dile getirdiği noktalara pek değinmeyen açılış ve kapanış konuşmaları yapması nedeniyle çoğu zaman kopuk bir havada geçiyor.
Yeni formatta komiserler tartışma boyunca söz alarak milletvekillerinin argümanlarına doğrudan yanıt verecek. Her genel kurul oturumunda ayrıca Komisyon’la yapılacak, birkaç ulusal parlamentoda görülen “soru-cevap saati”ne benzer özel bir denetim tartışması yer alacak.
AP üyelerinden karışık tepkiler
Başkan Metsola, bu değişikliklerin gelecekteki genel kurul oturumlarının kalıcı bir parçası haline gelmesini istiyor. Ancak parlamento kuralları gereği, her oturum öncesinde gündemi siyasi grup liderlerinin onaylaması gerekiyor. Bu da reformun nihayetinde sürekli siyasi desteğe bağlı olacağı anlamına geliyor.
İlk sınav eylülde verilecek. Grup liderleri, haziran ve temmuz pilot uygulamalarının değerlendirilmesinin ardından revize edilmiş gündemi kabul edip etmeyeceklerine karar verecek. Metsola’nın ofisine göre bu karar, yeni formatın kalıcı hale gelecek kadar destek bulup bulmadığını gösterecek.
Herkes ikna olmuş değil.
İrlandalı Renew Europe üyesi Barry Andrews, daha dolu sıraların parlamentonun işleyişini gerçekten iyileştireceğinden şüpheli.
“Yasama çalışmalarının büyük kısmı, AP üyelerinin çoğu zaman ortalıkta görünmediği komitelerde yürütülüyor,” dedi. Genel kurula odaklanmak, parlamentonun genel etkinliğini artırmak isteniyorsa “yanlış bir cevap”.
“Bazen konuşurken etrafımda telefonlarına bakan 10 milletvekili oluyor. Yerlerine 30 milletvekili telefonuna bakıyor olsa bunun büyük bir fark yaratacağını sanmıyorum,” diye konuştu.
Ayrıca, komite toplantılarını genel kurulla çakışmaması için Strazburg haftasının daha ileriki günlerine itmenin, komite katılımında düşüşe yol açabileceğini savunuyor.
Yine de Andrews, paketin bazı unsurlarını olumlu buluyor. Özellikle komiserlerle daha etkileşimli alışverişi ve bazı tartışmalar için konuşma sıralarının önceden açıklanmaması kararını.
“Bu, insanları gerçekten dinlemeye zorluyor,” dedi.
Haziran ve temmuzdaki pilot oturumlarda katılımı ölçmek hâlâ zor zira AP üyeleri genellikle oylama için salona giriyor ve çoğu zaman hemen ardından dışarı çıkıyor.
Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı’ndan İtalyan AP üyesi Benedetta Scuderi Euronews’e, "Buna rağmen genel izlenim, tartışmaların hâlâ çok sayıda boş koltuk önünde yapıldığı yönünde," dedi.
“Tartışmaları daha etkileşimli hale getirme fikri olumlu,” dedi, ancak son oturumda şimdiden potansiyel bir sorun fark ettiğini de sözlerine ekledi.
“Mavi kart sistemi, farklı siyasi gruplardan olup benzer düşünen AP üyeleri tarafından sık sık suistimal ediliyor; birbirlerine zararsız sorular sorarak sadece fazladan konuşma süresi kazanıyorlar,” diye konuştu ve eski bir parlamento gerçeğini hatırlattı: Bir kural varsa, genellikle bir de gedik bulunur.
Eylülden itibaren genel kurul tartışmaları daha hareketli ve daha kalabalık olabilir. Ancak AP içinde çok az kişi bir devrim bekliyor. Hiçbir usul reformu, temel bir gerçeği değiştiremez: Çoğu siyasetçi için asıl izleyici artık salonun içinde oturmuyor.
euronews














