AB'nin borcu 2027'ye kadar 1 trilyon euroya ulaşabilir

Avrupa - 08-10-2026 16:50

AB denetçileri, geçen yıl harcamaların yüzde 3,8'inin kuralları ihlal ettiğini belirterek borcun 2027'ye kadar 1 trilyon euroya ulaşabileceği uyarısında bulundu. Denetçiler, yeni uzun vadeli bütçenin COVID-19 dönemi kurtarma fonundaki sorunları tekrarlama riski taşıdığını belirtti.

Avrupa Birliği'nin mali denetim kurumu, perşembe günü yayımladığı son raporunda artan borç yüküne ve harcama hatalarındaki yükselişe dikkat çekti. Kurum, 2028-2034 dönemi bütçesi üzerinde müzakerelerde bulunan politika yapıcılara, önerilen bütçenin büyük ölçüde örnek aldığı pandemi dönemi teşvik programındaki zayıflıkların tekrarlanmaması çağrısında bulundu. Avrupa Komisyonu ise güçlü denetim mekanizmalarının AB kaynaklarını güvence altında tuttuğunu savundu.

AB'nin bağımsız dış denetim kurumu olan Avrupa Sayıştayı (ECA), kurtarma fonu hariç tutulduğunda, geçen yıl AB bütçesinden yapılan harcamaların yüzde 3,8'inin AB veya ulusal fonlama kurallarını ihlal ettiğini tahmin etti. Bu oran 2024'te yüzde 3,6 seviyesindeydi ve Sayıştay'ın maddi hata kabul ettiği yüzde 2'lik eşiğin oldukça üzerinde bulunuyor.

Bu oran dolandırıcılığı ölçmüyor. Bununla birlikte denetçiler, şüpheli 17 dolandırıcılık vakasını ayrıca AB makamlarına bildirdi. Bütçe hesapları yine temiz görüş alırken, AB bütçesi harcamaları üst üste yedinci yıl olumsuz görüş aldı. Bu durum, hataların önemli boyutta ve yaygın olduğu anlamına geliyor.

Hata oranları, istihdam, büyüme ve bölgesel kalkınmaya yönelik uyum fonlarında yüzde 5,7'den yüzde 6,6'ya yükselerek en yüksek seviyeye ulaştı. Tarım ve çevre alanındaki harcamalarda da hata oranı yüzde 2,6'dan yüzde 3,9'a çıktı.

AB bütçesinin yönetiminden sorumlu Avrupa Komisyonu, uyum fonlarına ilişkin kendi hata tahminini yüzde 2,3 olarak açıkladı. Ancak denetçiler, Komisyonun rakamlarının "muhtemelen düşük tahmin edildiğini" belirtti.

Komisyon perşembe günü yaptığı açıklamada, hata oranının geçen yıla "benzer" olduğunu ve denetçilerin oranı sırasıyla yüzde 5,6 ve yüzde 4,2 olarak belirlediği 2023 ve 2022 yıllarına kıyasla "önemli ölçüde daha düşük" olduğunu söyledi.

Komisyon ayrıca, kendi tahminleri ile denetçilerin tahminlerinin "farklı görev ve yetkilere sahip olmaları nedeniyle doğrudan karşılaştırılabilir olmadığını" belirtti. Komisyon, geçen yıl 9 milyar euroluk önleyici ve düzeltici tedbir uygulandığını ve maliyet bazlı programlarda düzeltmeler sonrasında nihai hata oranının yüzde 2'nin altında kalmasının beklendiğini ifade etti.

Borcun 1 trilyon euroya ulaşması bekleniyor

Denetçiler, AB'nin ödenmemiş borçlanmasının geçen yıl yüzde 20'den fazla artarak 738,9 milyar euroya yükseldiğini ve büyük ölçüde NextGenerationEU (NGEU) kurtarma paketinin etkisiyle 2027'ye kadar 1 trilyon euroya ulaşabileceğini bildirdi.

NGEU kapsamında oluşan borcun 2028 ile 2058 yılları arasında geri ödenmesi gerekiyor.

AB'nin bir sonraki uzun vadeli bütçesi olan 2028-2034 Çok Yıllı Mali Çerçevesi (MFF) için Komisyon, NGEU kapsamında verilen hibeler için kullanılan borçların geri ödenmesine yıllık sabit 24 milyar euro ayrılmasını önerdi. Bu ödemelerde faiz öncelikli olacak.

Ancak yalnızca faiz ödemelerinin yedi yıl içinde yaklaşık 93 milyar euroya ulaşabileceği ve bunun toplam 168 milyar euroluk tutarın yarısından fazlasına denk geldiği belirtiliyor.

Denetçiler, “Mevcut MFF için öngörülen NGEU borçlanma maliyetleri, ilk tahminlerin halen iki katı seviyesinde” diye yazdı ve “Komisyon’un NGEU’nun 2058’e kadar geri ödenmesine ilişkin bütüncül bir strateji yayımlamadığını” kaydetti.

Çoğu Ukrayna’ya verilenler de dahil olmak üzere, AB bütçesiyle güvence altına alınmış yükümlülükler 2027’ye kadar 664 milyar euroya kadar çıkabilir.

Borçlular geri ödeme yapmazsa, Komisyon üye devletlerden ek nakit talep edebiliyor.

Kurtarma fonundan alınan dersler

Komisyon’un neredeyse 2 trilyon euroluk bir sonraki MFF teklifi, kaynaklarının büyük bölümünü, NGEU’nun temel unsuru olan ve maliyetleri geri ödemek yerine hükümetler üzerinde mutabık kalınan dönüm noktalarına ve hedeflere ulaşıldığında ödeme yapan Kurtarma ve Dayanıklılık Mekanizması’na (RRF) büyük ölçüde dayanan ulusal ve bölgesel planlar üzerinden yönlendirmeyi öngörüyor.

Ancak geçen yıl yapılan 37 RRF hibe ödemesinden dokuzu, dönüm noktaları ve hedefler, kamu alımları ve devlet yardımıyla ilgili şartlar da dahil olmak üzere belirlenen kural ve koşulları ihlal etti.

Raporda, “Komisyon buna rağmen karşılık gelen ödemeleri yaptı,” denildi.

Komisyon, yanıtında, RRF harcamalarının dönüm noktalarını ödeme öncesinde kontrol ettiği için “düşük düzeyde risk” taşıdığını ve bu hedeflerin yerine getirilmediğini tespit etmesi halinde “mali katkının tamamını ya da bir kısmını ödemediğini” savundu.

Denetçiler, bazı hükümetlere taahhütlerini yumuşatma imkânı tanındığını da tespit etti.

İncelenen 32 değişikliğin 29’unda yeterli kanıt bulunmazken, 20 dönüm noktası ve hedefin 13’ü ödeme talep edildikten sonra değiştirildi.

ECA, “Bu durum, ülkelerin başlangıçta vaat ettiklerinden daha azını yerine getirerek AB’den para alma riski yaratıyor,” uyarısında bulundu.

RRF hibelerinin üçte birinden fazlasına denk gelen 122 milyar eurodan fazla bir tutar, mekanizmanın son yılına girilirken hâlâ ödenmemiş durumda.

Sadece Fransa, Avusturya ve Hırvatistan hibelerinin yüzde 80’ini veya daha fazlasını aldı.

ECA Başkanı Tony Murphy, “Hırslı bütçeler aynı ölçüde hırslı güvenlik önlemleri gerektirir” diyerek, AB’yi maliyetler yerine dönüm noktalarına göre ödeme sistemine geçmesi halinde “deneyimden ders çıkarmaya” çağırdı.

Ulusal bütçeler üzerindeki baskı

Komisyon’un planları çerçevesinde öngörülen yeni borçlanmalar, ulusal hazineler üzerinde de baskı yaratabilir.

Murphy, “Bu tür planlanan borçlanmalar, üye devletlerin, halihazırda baskı altında olan bütçelerle borç servisi için ulusal katkılarını artırmalarını gerektirebilir,” diye yazdı.

Fransa’nın 10 yıllık borçlanma maliyetleri geçen hafta 2002’den bu yana en yüksek seviyesine çıkarken, Uluslararası Para Fonu Başkanı Kristalina Georgieva çarşamba günü yüksek borçlu gelişmiş ekonomileri güvenilir açık azaltma planları benimsemeye çağırdı.

AB bütçesine net katkı sağlayan Almanya, Avusturya, Danimarka, Finlandiya, Hollanda ve İsveç, Komisyon’un mevcut teklifinden birkaç yüz milyar euronun kesilmesini istiyor ve bu çağrılarını geçen ay yeniledi.

Aralarında İspanya ve İtalya’nın da bulunduğu diğer 17 ülke ise tarım ve bölgesel fonları korumak için daha iddialı bir bütçe talep ediyor.

Altı “tutumlu” ülkenin liderleri ağustos ayında yayımladıkları ortak açıklamada, “Pratikte tüm üye devletler sancılı mali konsolidasyon süreçlerinden geçerken, AB bütçesi de istisna olamaz,” dedi ancak Komisyon Başkanı Ursula von der Leyen salı günü bu görüşe karşı çıktı.

Üye devletlerdeki “zorlu bütçe durumunun” farkında olduğunu söyleyen von der Leyen, Avrupa Parlamentosu’na hitaben, “Büyük kesintiler konusunda uyarıda bulunmak istiyorum. Böyle bir adım, hep birlikte üzerinde uzlaştığımız kritik önceliklerde ciddi budamalara yol açabilir,” dedi.

Ayrıca yeni AB gelir kaynakları çağrısında bulunarak, “Gelir tarafında zor işi yapmak zorundayız,” ifadelerini kullandı.

Çoğu hükümet, aralarında 18 Nisan’da yapılacak Fransa cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunun da bulunduğu 2027 seçimleri öncesinde, AB diplomatlarının “siyasi mayın tarlası” olarak nitelendirdiği süreçte bu yıl bir anlaşmaya varılmasını istiyor.

Liderler, 15-16 Ekim’de Brüksel’de yapılacak bir zirvede bütçenin finansmanını ele alacak.

Denetçiler, yeni gelir kaynakları bulunmaması halinde AB bütçesinin ciddi biçimde yetersiz kalabileceği ve başkentlerin ya katkıları artırmaya ya da AB’nin hedeflerini kısmaya zorlanabileceği uyarısında bulundu.

euronews

Günün Diğer Haberleri