Artan sıcaklıklar klima talebini yükseltiyor. Ancak elektrik tüketimi, güvenlik ve iklim etkisi açısından cihazlar arasında büyük farklar var. Peki hangi klima daha avantajlı?
Dünyada giderek daha sık yaşanan sıcak hava dalgaları nedeniyle pek çok kişi, evini serinletecek bir çözüme ihtiyaç duyuyor. Ancak en ucuz klima, daha iyi alternatiflere göre çoğu zaman iki kat fazla elektrik tüketiyor ve bazı evlerde tehlikeli bile olabiliyor.
Peki hangi sistem verimli biçimde serinletiyor, elektrik maliyetini düşük tutuyor ve iklime mümkün olduğunca az zarar veriyor?
Mobil klimalar: Fiyatı düşük, elektrik tüketimi yüksek
Mobil klimalar, ilk bakışta en ucuz ve en hızlı çözüm gisi görünüyor. Ancak çoğu zaman en verimsiz seçenek olduğu sonradan anlaşılıyor. Yalnızca iç üniteden oluşuyorlar ve kullanıcı tarafından kurulabiliyorlar. Sıcak havayı dışarı atan hortum ise pencere ya da kapıdan dışarı çıkarılıyor. Almanya'da fiyatları 270 eurodan başlıyor.
İç üniteler küçük bir bavul büyüklüğünde ve tekerlekleri sayesinde farklı odalara taşınabiliyor.
"Monoblok" olarak adlandırılan bu cihazlar, prensipte diğer klimalar gibi çalışıyor. Kapalı bir devre içinde dolaşan soğutucu akışkan yardımıyla bir tarafta soğuk, diğer tarafta ise sıcaklık oluşuyor. Odadaki sıcaklık kalın bir hortumla dışarı atılıyor ve böylece oda serinliyor.
Ancak bu cihazlar sabit sistemlere kıyasla gürültülü, oldukça verimsiz. Alman tüketiciyi koruma kuruluşu Stiftung Warentest'e göre, serinletmek için iki kattan fazla elektrik tüketiyor.
Bu düşük verimliliğin birkaç nedeni var. Öncelikle ısınan hortum, odayı yeniden ısıtıyor. Pencere veya kapıdan dışarı açılan bölümler çoğu zaman yeterince yalıtılmadığı için tam olarak kapanmıyor. Ayrıca cihazın odada oluşturduğu negatif basınç nedeniyle dışarıdaki sıcak hava yeniden içeri giriyor.
Doğal gaz kombisi bulunan evlerde mobil klimalar, hayati tehlikeye bile neden olabiliyor. Cihazın oluşturduğu negatif basınç, kokusuz karbonmonoksit gazının kombiden yaşam alanına sızmasına ve evdekilerin zehirlenmesine yol açabiliyor. Viyana'da yakın zamanda yaşanan bir olay da bu tehlikeyi ortaya koydu.
Uzmanlar bu nedenle, uzman kontrolü yapılmadan gaz kombili evlerde monoblok klima kullanılmamasını tavsiye ediyor. Enerji maliyetleri de yüksek. Almanya'da 70 metrekarelik bir konut için yıllık elektrik gideri yaklaşık 320 euroyu buluyor.
Split klimalar daha verimli
Aşırı sıcaklarda serinlemek isteyenler için "mobil split klima" çoğu zaman daha iyi bir seçenek. Bu sistemlerde iç ve dış ünite birbirinden ayrı. İki ünite yaklaşık iki metre uzunluğunda bir soğutucu akışkan hattıyla birbirine bağlanıyor. Bunlar da usta gerektirmeden kullanıcı tarafından kurulabiliyor.
Mobil split klimaların fiyatı 900 eurodan başlıyor. Bu cihazlar yaklaşık iki yıldır Avrupa'da satılıyor.
Dış ünite balkon ya da terasa yerleştirilebiliyor veya özel bir aparatla pencerenin dışına sabitlenebiliyor. Ancak soğutucu hattının geçebilmesi için pencere ya da kapının bir bölümünün yine açık kalması gerekiyor. Bu nedenle sıcak hava bir miktar içeri girebiliyor.
Buna karşılık odada negatif basınç oluşmuyor. Bu nedenle gaz kombisiyle birlikte kullanılması tehlike oluşturmuyor.
Mobil monoblok klimalara kıyasla split sistemler daha verimli. Stiftung Warentest'in test ettiği bir cihazda yıllık elektrik maliyeti yaklaşık 230 euro olarak hesaplandı.
Sabit klimalar: Ev sahipleri ve kiracılar için en iyi seçenek
Sabit klimalar, mobil cihazlara göre çok daha verimli, sessiz ve konforlu. İç ve dış üniteden oluşan bu sistemlerin fiyatı 400 ile 2 bin 500 euro arasında değişiyor. Kurulum dahil toplam maliyet ise 800 eurodan başlayıp 5 bin euronun üzerine çıkabiliyor.
Sabit klimaların dış ünitesi çoğunlukla çatıya, balkona veya binanın cephesine monte ediliyor. Dışarı uzanan soğutucu hattı kalıcı olarak döşeniyor ve sistemin bir uzman firma tarafından doldurulup sızdırmazlığının kontrol edilmesi gerekiyor.
Kiracılar, klimayı kurdurmak için ev sahibinin onayını almak zorunda. Kat mülkiyetli konutlarda ise kurulum çoğu durumda mümkün.
Sabit klimalar, çoğu zaman en iyi seçenek olsa da Almanya'da birçok ev sahibi cihaz ve montaj için gerekli yatırımı yapmaktan kaçınıyor.
Oysa 70 metrekarelik bir konutun sabit klima ile serinletilmesinin yıllık enerji maliyeti ortalama yalnızca 150 euro civarında. Stiftung Warentest'in test serisindeki en verimli cihaz bunu yılda yalnızca 112 euro elektrik maliyetiyle başardı.
Klima aynı zamanda konutu ısıtmak için de kullanılırsa yıllık elektrik giderine yaklaşık 500 euro daha ekleniyor. Karşılaştırmak gerekirse aynı büyüklükte bir konutu yalnızca doğal gazla ısıtmanın maliyeti yılda yaklaşık 1200 euro ve bu rakam yükselmeye devam ediyor. Dolayısıyla klima kurulumu enerji maliyetlerini yarıya kadar düşürebiliyor.
Almanya'da iklimin korunması amacıyla klima sistemlerinin maliyetinin yüzde 80'ine kadar olan bölümü için teşvik sağlanabiliyor.
Klima serinletirten yüksek elektrik faturası terletiyor!
Dünya genelinde sıcak günlerin sayısı arttıkça elektrik tüketimi de yükseliyor. Avrupa ve Çin'de son beş yılda sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıktığı günlerin sayısı dörtte bir oranında arttı. Japonya ve Kore'de ise bu tür günlerin sayısı 2020 yılı öncesine kıyasla neredeyse iki katına çıktı.
Dünya genelinde hükümetlere danışmanlık yapan Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) göre, Japonya'daki hanelerin yüzde 93'ünde, ABD'dekilerin ise yüzde 90'ında klima bulunuyor. Çin'de bu oran yüzde 79, Güneydoğu Asya'da yüzde 29, Avrupa'da yüzde 23 ve Hindistan'da yüzde 16.
2025 yılında dünya genelinde serinletme için 2015'e kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha fazla elektrik tüketildi. Tüketim yaklaşık 1000 teravatsaat (TWh) artarak 2 bin 900 TWh'ye çıktı. Serinletmenin küresel elektrik talebi içindeki payı şu anda yüzde 9 düzeyinde.
Bununla birlikte elektrik üretiminde yenilenebilir kaynakların payı da artıyor. Özellikle güneş ve rüzgâr enerjisindeki büyüme sayesinde 2025'te on yıl öncesine kıyasla 4 bin 300 TWh daha fazla yenilenebilir elektrik üretildi. Güneş panelleri özellikle yaz aylarında, yani serinletme ihtiyacının en yüksek olduğu dönemde çok fazla elektrik üretiyor. Bu nedenle klima ile güneş enerjisinin birlikte kullanılması avantaj sağlıyor.
Doğru klima cihazı iklim için neden önemli?
Buzdolapları, klima ccihzları ve ısı pompalarında "soğutucu akışkan" adı verilen maddeler dolaşıyor. Kapalı devre içinde gaz hâline dönüşerek buharlaşıyor ve bu süreçte soğukluk oluşturuyorlar.
Bazı soğutucu akışkanlar atmosfere karışmaları hâlinde çevreye zarar verebiliyor. Eski klimalarda çoğunlukla R410A adı verilen sentetik bir soğutucu akışkan kullanılıyor. Bu gazın soğutucu hattındaki bir sızıntı ya da cihazın yanlış sökülmesi nedeniyle atmosfere karışması, yaklaşık iki ton karbondioksitin yol açtığı kadar iklim zararına neden olabiliyor.
Bu nedenle ABD ve AB'de R410A kullanan yeni klimaların satışı 2025'ten bu yana yasak. Bunun yerine çoğunlukla çevreye daha az zarar veren R32 kullanılıyor. Bir sızıntı durumunda iklime verdiği zarar üç kat daha düşük.
AB ise daha da ileri gidiyor ve çevre dostu soğutucu akışkanlar konusunda dünyada öncü konumda. 2029'dan itibaren AB'de tek iç üniteli split klimalarda yalnızca özellikle iklim dostu soğutucu akışkanlara izin verilecek. Çoğunlukla doğada da bulunan bir gaz olan ve R290 olarak da bilinen propan kullanılacak. Bu doğal gazın klimadan sızması durumunda iklime zarar veren bir etki oluşmuyor.
Bu nedenle giderek daha fazla yeni klimada propan gazı kullanılıyor.
Merkezi Tokyo'da bulunan ve dünyanın en büyük klima üreticilerinden biri olan Mitsubishi Electric'in Ürün Pazarlama Müdürü Michael Lechte, DW'ye şöyle diyor: "Propanın split klimalarda soğutucu akışkan olarak uzun vadede yaygınlaşacağını düşünüyoruz. Önce Avrupa'da, ardından diğer ülkelerde."
Klimaların oluşturduğu ısı birikimine karşı ne yapılabilir?
Çok sayıda klimanın aynı anda çalıştığı yerlerde dışarı atılan sıcak hava, özellikle binaların birbirine yakın olduğu bölgelerde dış ortamı dayanılmaz derecede sıcak hâle getirebiliyor. Japonya'da bazı aşırı sıcak sokaklarda uyarı levhaları bile bulunuyor.
Çin'in 10 milyondan fazla nüfusa sahip Nanjing metropol bölgesinde yapılan bir araştırmada, klimaların dış ünitelerinin yoğun yapılaşmanın olduğu dar sokaklarda gündüz sıcaklığını 1,9 dereceye, gece ise 3,3 dereceye kadar artırdığı belirlendi. Bu durum yayalar için tehlikeli ek bir sıcaklık yükü oluşturuyor.
Bina cephelerinin dikey olarak yeşillendirilmesi bu sıcaklıkları birkaç derece düşürebilir.
IEA de "ısı adası etkisi" olarak adlandırılan bu olguyu azaltmak için çeşitli önlemler öneriyor. Enerji ajansına göre yeni yeşil alanlar oluşturulması, sokaklara ağaç dikilmesi ve kaldırımlardaki geçirimsiz yüzeylerin azaltılması, kentlerde sıcaklığı ayrı ayrı beş dereceye kadar düşürebilir.
Kent merkezlerinde bölgesel soğutma sistemleri de kullanılabiliyor. Dubai, Singapur, Berlin ve Çin'deki Chongqing metropol bölgesi bazı binaları şimdiden bu yöntemle serinletiyor. Bu sistemlerde ortaya çıkan atık ısı doğrudan dış havaya verilmek yerine nehirlere veya yer altındaki su kaynaklarına aktarılıyor.
DW