Eski İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki, Hürmüz Boğazı'nda her gün çok sayıda geminin durdurulduğunu belirterek, müzakereler öncesinde ABD'ye deniz ablukasını kaldırma çağrısı yaptı.
İranlı üst düzey bir yetkili, İran ve ABD'nin karşılıklı deniz ablukalarını sürdürdüğü ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda her gün yük gemilerinin seyrinin engellendiği bir dönemde, mevcut durumun sürdürülemez olduğunu söyledi.
İran Parlamentosu üyesi ve eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad döneminin Dışişleri Bakanı Manuçehr Muttaki, Euronews'e yaptığı açıklamada, "Bu durum sürdürülebilir değil," dedi.
Muttaki, "Bu durumun aşılmasının önündeki en büyük engel, ABD'nin uluslararası hukuku ihlal ederek yasa dışı şekilde uyguladığı abluka," ifadelerini kullandı.
Tahran yönetimi de kendi ablukasını uygulamaya koyarak Çin, Hindistan, Irak ve Katar'dan gelen gemilerin boğazdan serbestçe geçmesine izin vereceğini, ABD ile aynı safta gördüğü ülkelerin gemilerini ise engelleyeceğini veya hedef alacağını açıkladı.
Muttaki, İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Deniz Kuvvetleri'nin son 10 gündür boğazdan izinsiz geçişleri tamamen sıfırlamak için çalıştığını söyledi.
Muttaki, "Her gün üç, dört, beş, hatta yedi gemi mayınlarla veya insansız hava araçları ve füzelerle gerçekleştirilen saldırılar sonucunda hareketsiz hale getiriliyor ya da denizde mahsur kalıyor," dedi.
Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasını bölgedeki krizin temel nedeni olarak nitelendiren Muttaki, "Savaştan önce boğaz açıktı ve tüm deniz trafiği kesintisiz şekilde devam ediyordu. Avrupa, Asya, Latin Amerika ve Afrika ülkeleri Basra Körfezi ve Hürmüz Boğazı üzerinden deniz ticaretini sürdürüyorlardı," diye konuştu.
Muttaki, müzakerelerin yeniden başlaması için ön koşul olarak Washington yönetimine deniz ablukasını kaldırma çağrısında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump ve partisinin ABD seçimlerinde yaşadığı yenilgiye de değinen Muttaki, "Bence bu yenilginin ardından kendilerine mutabakat zaptını uygulamakla yükümlü olduklarını açıkça belirtmeliyiz. İlk adım olarak da bu ablukayı kaldırmalılar," ifadelerini kullandı.
Muttaki, "Şahsen, ne savaş ne de barış olarak tanımlanabilecek bu durumdan çıkmak için ablukaya son verilmesi gerektiğine inanıyorum," dedi.
Görüşme, İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri Muhsin Rızai'nin Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmek üzere Rusya'ya yaptığı ziyaret sırasında gerçekleşti. Devrim Muhafızları Ordusu'na yakın medya kuruluşlarına göre Rızai'nin, Ayetullah Mücteba Hamaney'den bir mesaj taşıdığı ve görüşmelerin ana gündem maddesinin savaşın nasıl sona erdirileceği olduğu belirtiliyor.
Rızai daha önce, bir mektuba verdiği yanıtta ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'e Washington'un önerilerinin ikna edici olmadığını ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için Tahran'ın öne sürdüğü koşulların eksiksiz yerine getirilmesi gerektiğini söylemişti.
ABD'deki ara seçim sonuçları, Trump yönetimi içinde savaşa ilişkin görüş ayrılıklarını da gün yüzüne çıkardı. Vance, çarşamba günü yayımladığı kapsamlı açıklamada Cumhuriyetçilerin ağır seçim yenilgisinin doğrudan sorumlusunun İran savaşı olduğunu savundu. Vance, 2024'te Trump'a oy veren seçmenlerin İran'a yönelik saldırı kararının ardından Cumhuriyetçi Parti'ye sırt çevirdiğini belirtti.
Trump da çarşamba günü yaptığı açıklamada savaşın seçim yenilgisinde etkili olduğunu kabul etti. Ancak aynı kararı yeniden vereceğini söyleyen Trump, İran'a yönelik yakın zamanda yeni bir saldırı planı olmadığını, ancak askeri güç kullanımının tamamen ihtimal dışı bırakılmadığını ifade etti.
ABD medyasında yer alan haberlerde, İsrail ile ortaklaşa düzenlenmesi planlanan geniş çaplı bir askeri operasyonun hâlâ değerlendirme aşamasında olduğu bildirildi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, sosyal medya üzerinden doğrudan Vance'e seslendi. Kalibaf, "Patronunuz savaşın bir sonraki aşamasına hazırlanırken ABD, İsrail'in ateş çukuruna düşmenin eşiğinde. Konuşmayı bir kenara bırakın. Neden bunları patronunuza söylemiyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın ancak Washington'ın aralarında ABD'nin deniz ablukasını sona erdirmesi, petrol yaptırımlarını kaldırması, yurt dışındaki İran varlıklarını serbest bırakması ve Orta Doğu genelindeki savaşı durdurmasının da bulunduğu yedi koşulu kabul etmesi halinde yeniden açılacağını açıkladı.
İran ile Umman arasında bulunan dar su yolu, Basra Körfezi'nin tek deniz çıkışını oluşturuyor ve dünya genelindeki petrol arzının yaklaşık beşte birinin taşındığı güzergâh olarak stratejik önem taşıyor.
euronews