Mucize ağaç moringa, içme suyundaki mikroplastiklerin %98’ini temizledi

SAĞLIK - 21-04-2026 11:00

Moringanın, içme suyunu sterilize etmek ve arıtmak amacıyla Antik Mısırlılar tarafından kullanıldığı düşünülüyor.

Binlerce yıllık bir arıtma tekniği, Avrupa’nın mikroplastiklerle kirlenmiş içme suları için çare olabilir.

Yakın tarihli bir çalışmada (kaynak İngilizce), ‘mucize’ moringa ağacının tohumlarının, insan sağlığı açısından en zararlı plastik türlerinden biri olan yaşlanmış PVC mikroplastiklerini süzmede kimyasal muadilleriyle aynı performansı gösterdiği, hatta onları geride bıraktığı ortaya kondu. Bulgular, arıtma tesisleri için daha çevreci bir alternatife kapı aralayabilir.

Araba lastiklerinden, boyadan, tekstil ürünlerinden ve bozunmuş plastik ambalajlardan açığa çıkan küçücük plastik parçacıkları onlarca yıldır dünya genelindeki su sistemlerinde birikiyor ve sessiz ama büyüyen bir sağlık riski yaratıyor.

2024’te AB, içme suyundaki mikroplastiklere yönelik izleme protokollerini sıkılaştırdı. Ancak geçen yıl araştırmacılar, bağırsak duvarını geçip kana ve organlara ulaşma olasılığı daha yüksek olan bu küçücük parçacıkların, denetim ağının gözünden kaçıyor olabileceği uyarısında bulundu.

Moringanın arıtma amacıyla kullanımı, en az yenilikçi olduğu kadar eski: Antik Mısırlıların suyun bulanıklığını azaltmak ve bakterileri uzaklaştırmak için kullandığı düşünülüyor.

Hızlı büyümesi, kuraklığa dayanıklılığı ve düşük su ihtiyacı sayesinde bu çok yıllık bitki yalnızca asgari girdi gerektirmekle kalmıyor; aynı zamanda bir karbon yutağı işlevi görüyor, kurak ve bozulmuş topraklarda gelişebiliyor ve biyoçeşitliliği destekliyor.

Moringanın yetersiz beslenme ve hastalıkların tedavisinden su arıtmaya ve yaşlanma karşıtı ürünlere kadar uzanan geniş kullanım yelpazesi ona ‘mucize ağaç’ lakabını kazandırdı.

 

Mikroplastikler ve onları filtreleme yöntemleri neden tehlikeli?

Kanser, kalp krizi ve üreme sorunlarıyla bağlantılı olabileceği düşünülen mikroplastiklerin doğrudan sağlık etkilerinin ötesinde, boyu beş milimetreden küçük olan bu minicik plastik parçacıkları, diğer tehlikeli kirleticileri de bünyesine alıp ekosistemler boyunca ve gıda zincirine kadar taşıyabiliyor.

Şu anda Avrupa ülkeleri, atık sudan mikroplastikleri uzaklaştırmak için hem fiziksel hem de kimyasal yöntemler kullanıyor.

Genellikle şap olarak anılan alüminyum sülfat, su arıtımında koagülant olarak sıkça kullanılan inorganik bir tuz; mikroplastikleri ve diğer kirleticileri ayrıştırarak uzaklaştırmayı sağlıyor.

Arıtma açısından etkili olsa da, yanlış kullanımı suda alüminyum seviyelerinin yükselmesine yol açabiliyor; bu da Alzheimer hastalığı dahil, olası nörolojik bozukluklarla ilişkilendiriliyor.

Şap ayrıca pıhtılaştırma sürecinde yönetilmesi ve bertaraf edilmesi zor, büyük miktarlarda çamur üretiyor; bu çamur genellikle toprağa ve su yollarına toksin sızdırabildiği çöplüklere gönderiliyor.

Şap üretimi de zararlı; Avustralya, Brezilya, Gine, Guyana ve Jamaika gibi tropikal bölgelerde boksitin açık ocakla çıkarılmasını gerektiriyor, bu da ormanların yok olmasına ve yaşam alanı kaybına yol açabiliyor. Ham maddelerin nihai ürüne dönüştürülmesi için gereken yüksek ısıl enerji ise önemli miktarda gezegeni ısıtan emisyonlar salımına neden oluyor.

 

‘Mucize ağaç’ın tohumu sudaki mikroplastiklerin yüzde 98’ini uzaklaştırabilir

Brezilya’daki São Paulo Eyalet Üniversitesi’nden (UNESP) Gabrielle Batista liderliğinde yürütülen ve ACS Omega adlı bilimsel dergide yayımlanan yeni çalışma, ‘mucize ağaç’ moringanının bitki bazlı, toksik olmayan bir alternatif olma potansiyelini ortaya koyuyor.

Çalışma, şapı moringadan elde edilen tuz bazlı bir ekstraktla karşılaştırıyor. Her iki koagülant da, mikroplastik parçacıklarının birbirini itmesine ve filtrelerden kaçmasına yol açan negatif elektrik yükünü nötralize ederek çalışıyor. Yükleri dengelendiğinde parçacıklar, kum filtresiyle tutulabilen daha büyük kümeler, yani ‘flok’lar halinde toplanıyor.

Hem şap hem de moringa temelli muadili sudaki PVC parçacıklarının yüzde 98’inden fazlasını başarıyla uzaklaştırdı; moringa ise daha geniş bir pH aralığında daha istikrarlı sonuçlar verdi.

Parçacıkların boyutu yaklaşık 15 mikrometreydi; bu da standart filtrelerden sızabilecek kadar küçük oldukları anlamına geliyor.

Moringanın, pıhtılaşmış parçacıkları birbirine bağlayan maliyetli ve enerji yoğun flokülasyon sürecini ortadan kaldırabilecek şekilde, hat içi filtrasyonda da doğrudan filtrasyon kadar etkili olduğu görüldü.

Araştırmacıların daha yakından incelenmesi gerektiğini söylediği bir dezavantaj ise, işlem sırasında çözünmüş organik karbonun sızması; bu durum aşağı yöndeki arıtma süreçlerini karmaşıklaştırabiliyor. Moringanın ayrıca büyük ölçekli uygulamalarda ne kadar etkili olduğunun da test edilmesi gerekiyor.

euronews

Günün Diğer Haberleri