DÜNYA
Giriş Tarihi : 13-08-2025 09:51

AB liderleri: Ukrayna'nın sınırları zorla değiştirilemez

AB liderleri: Ukrayna'nın sınırları zorla değiştirilemez

Avrupalı liderler, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Alaska'da Ukrayna konulu bir zirve düzenlemesine üç gün kala, Ukrayna sınırlarının zorla değiştirilmesine karşı uyarıda bulundu.

Yapılan ortak açıklamada, "Ukrayna halkı, geleceğini özgürce belirleme hakkına sahip olmalıdır" denildi.

"Toprak bütünlüğü" ilkesine saygı gösterilmesi gerektiği ve "uluslararası sınırların zorla değiştirilemeyeceği" vurgulanan açıklama, 27 AB üyesinden 26'sı tarafından imzalandı.

Açıklamanın özellikle Rusya ile sınırı olan ülkelerde yaşanan endişenin yansıması olarak değerlendiriliyor.

Son yıllarda İsveç ve Finlandiya NATO'ya katıldı, Baltık ülkeleri zorunlu askerliği geri getirdi, Polonya ise Rusya sınırına dev bir bariyer inşa etmek için milyarlarca dolar ayırdı.

Donald Trump ise olası bir barış anlaşmasının "bazı toprak takaslarını" içermesi gerekeceğini sık sık tekrarlıyor.

Trump, Rusya'nın doğudaki tüm Donbas bölgesini ve Kırım'ı elinde tutarken, kısmen işgal ettiği Herson ve Zaporijya bölgelerinden çekilmesine işaret ediyor.

Anayasa değişikliği gerekiyor

Geçen hafta, Ukrayna topraklarının bir kısmının fiilen Rusya kontrolünde kalabileceğini kabul eden NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, bunun resmen tanınmaması gerektiğinin altını çizdi.

Böyle bir tanıma, Ukrayna anayasasında değişiklik yapılmasını gerektiriyor. Bu da parlamento onayı sonrası referanduma gidilmesi anlamına geliyor.

Bu süreç, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy için ciddi bir siyasi engel ve hatta hükümetinin sonu olabilir.

BBC'ye konuşan analist Prof. Mark Galeotti, "Şu anda kimse uluslararası düzeyde resmi bir tanımadan bahsetmiyor. Rusya'nın şu anda Ukrayna'nın yaklaşık yüzde 20'sini kontrol ettiğini kabul etmek başka şey, uluslararası sınırları değiştirmek başka şey" değerlendirmesini yaptı.

Galeotti'ye göre, Zelenskiy fiili durumu ancak anayasayı değiştirmeden kabul edebilir.

Avrupalı liderler, "Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırı savaşı, Avrupa ve uluslararası güvenlik açısından daha geniş sonuçlar doğuruyor" diyerek, "adil ve kalıcı bir barış" ihtiyacına dikkat çekti.

Ukrayna'nın "kendini etkili şekilde savunabilecek" durumda olması gerektiğini vurgulayan liderler, Kiev'e askeri desteğin süreceğini belirtti.

Açıklama, "Avrupa Birliği, Ukrayna'nın kendi kaderini seçme hakkını destekliyor ve ülkenin AB üyeliğine giden yolda yanında olmaya devam ediyor" sözleriyle sona erdi.

Orban imzalamadı

Ancak, sayfanın altındaki küçük puntolu bir not, Macaristan'ın bu açıklamaya ortak olmadığını belirtiyor.

Orban, sosyal medyada yaptığı paylaşımda, AB ülkesi liderlerini "tribünden talimat vermemeleri" çağrısı yaptı. Ayrıca AB'nin Rusya konusunda kendi zirvesini düzenlemesi çağrısında bulundu.

Alaska görüşmesi öncesinde, Çarşamba günü AB liderleri Trump'la görüşecek.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer da bu görüşmeye katılacak. Starmer barışın "Ukrayna ile birlikte inşa edilmesi, Ukrayna'ya dayatılmaması" gerektiğini vurguladı.

Avrupalı liderler, Trump'ı Avrupa'nın güvenliğini ve Ukrayna'nın çıkarlarını öncelikli hale getirmeye ikna etmeye çalışacak.

Zira artan endişe, Ukrayna'ya dayatılacak barışın ne "adil" ne de "kalıcı" olabileceği yönünde.

Görüşme hakkında merak edilen sorular

15 Ağustos'taki görüşme öncesi toprak konusundaki açıklamalar öne çıkyor.

Trump, Putin ile görüşmesinde Ukrayna'nın işgal edilmiş toprağının bir kısmını geri almayı deneyeceğini söyledi.

Trump daha önce de Ukrayna ve Rusya arasında "toprak değiş tokuşu" olabileceği fikrini dile getirmiş ancak bunun hangi bölgeleri kapsayacağı hakkında ipucu vermemişti.

 

ABD Başkanı Trump'ın Rus lider Putin ile yapacağı bu görüşme, Ukrayna'daki savaşa son vermek için sürdürdüğünü söylediği çabaların parçası olarak görülüyor.

Bu karar, Rusya'ya Ukrayna'da ateşkesi kabul etmesi ya da daha kapsamlı yaptırımlarla karşı karşıya kalması için tanıdığı sürenin dolduğu gün açıklandı.

Rusya ve Ukrayna arasında Trump'ın girişimiyle bu yaz yapılan üç tur görüşme henüz iki tarafı barışa yaklaştırmadı. 15 Ağustos'ta planlanan görüşme ise yeni tartışmaları doğuracak gibi görünüyor.

İşte iki lider arasındaki görüşme hakkında bilinenler.

Putin ve Trump neden görüşüyor?

Trump Ocak ayında göreve gelmeden önce Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını sona erdirme sözü vermiş ve başkan olduktan sonraki 24 saat içinde bu savaşı sona erdireceğini birçok kez dile getirmişti.

O zamandan beri sıkı bir baskı uyguladığı görülse de, girişimleri henüz başarıya ulaşmadı.

Görüşmeler başlangıçta bir iyimserlik havası yaratsa da bu havanın dağıldığı görüldü.

Geçtiğimiz ay Trump BBC'ye yaptığı açıklamada, ABD özel temsilcisi Steve Witkoff'un tüm ziyaretlerine rağmen Putin'in kendisini hayal kırıklığına uğrattığını itiraf etti.

Hayal kırıklıkları arttı ve Trump, Putin'e derhal ateşkesi kabul etmesi ya da daha ağır ABD yaptırımlarıyla karşı karşıya kalması için Cuma gününe kadar süre tanıdı.

Son tarih yaklaşırken Trump bunun yerine Putin ile bir sonraki Cuma günü, 15 Ağustos'ta yüz yüze görüşeceğini açıkladı.

Trump'a göre bu görüşme Witkoff'un Çarşamba günü Moskova'da Putin ile yaptığı "son derece verimli" görüşmelerin ardından gerçekleşti.

 

Görüşme nerede yapılacak?

Toplantı için Roma, Macaristan ve hatta Birleşik Arap Emirlikleri gibi yerlerin adı zikredilse de nihai karar ABD Başkanı'na çok daha "yakın" bir nokta için verildi.

Cuma akşamı Trump sosyal medya platformu Truth Social'da Putin ile "merakla beklenen görüşmesinin" 15 Ağustos'ta "büyük Alaska eyaletinde" gerçekleşeceğini duyurdu.

"Diğer ayrıntılar ileride açıklanacak" dedi.

Trump toplantı yerinin "bir dizi nedenden ötürü çok popüler bir yer" olacağını söylemişti.

Alaska'daki toplantılarının tam yeri henüz açıklanmadı.

Ukrayna katılıyor mu?

Her ne kadar ABD medyasında yer alan haberlerde bu toplantıyı -başarılı olması halinde- Trump, Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelenskiy'nin katılacağı bir başka toplantının izleyebileceği belirtilse de, bu şimdilik pek yakın görünmüyor.

Şu ana kadar zirveye Putin ve Trump dışında kimlerin katılacağı belli değil.

Zelenskiy aylardır ABD'nin Moskova'ya karşı daha sert bir yaklaşım sergileyeceğini umuyor ve Avrupa'ya da bu müzakerelerde yer vermesi çağrısında bulunuyor.

Zelenskiy, "Savaş Avrupa'da, Ukrayna Avrupa'nın ayrılmaz bir parçası ve halihazırda Avrupa Birliği'ne katılma müzakereleri yürütüyoruz" dedi ve ekledi:

"Dolayısıyla Avrupa, kendisiyle ilgili süreçlerin bir parçası olmalıdır."

Hem Trump hem de Zelenskiy bu hafta birbirleriyle ve Avrupalı mevkidaşlarıyla temas halindeydi.

Özel temsilcisinin Rusya'da Putin ile görüşmesinin ardından Trump Avrupalı liderlerle görüşerek olası bir barış anlaşmasını müzakere etmek üzere Putin ile bir araya gelme planları hakkında bilgi verdi.

Zelenskiy Salı günü Trump ile "verimli bir görüşme" yaptığını ve ona Rusya'nın "saldırılarının şiddetini" arttırdığını söylediğini belirtti.

Ukrayna Cumhurbaşkanı da daha önce, Ukrayna'nın katkısı olmadan Kremlin ile varılacak herhangi bir anlaşmayı kabul edemeyeceğini söylemişti.

Ukrayna, yaklaşan toplantıya ilişkin haberlere henüz kamuoyu önünde yanıt vermedi.

Taraflar bu görüşmeden neler bekliyor?

Trump hedefi konusunda net görünüyor: Seçim kampanyası vaatlerinden biri olan savaşı durdurmak.

Trump bu hafta yaptığı açıklamada "Ölümleri durdurmak için elimden geleni yapacağım" dedi.

ABD Başkanı Cuma günü yaptığı açıklamada iki ülke arasında bir anlaşmanın "çok yakın" olduğunu iddia etti.

Her iki ülke de savaşın sona ermesini istediklerini söylerken, hem Ukrayna hem de Rusya birbirlerinin kesin bir şekilde karşı çıktığı şeyleri talep ediyor gibi görünüyor.

Ukrayna, başta Kırım olmak üzere ele geçirdiği bölgelerin Rusya tarafından kontrol edilmesini kabul etmeyeceği konusunda kararlı.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy bu fikri tamamen reddetti.

"Burada konuşulacak bir şey yok. Bu bizim anayasamıza aykırıdır" dedi.

Putin şu ana kadar sınırlar, Ukrayna'nın tarafsızlığı ve ordusunun gelecekteki büyüklüğü konusundaki maksimalist taleplerinden geri adım atmadı.

Ülkeyi biraz da Ukrayna'nın Batı çizgisine yerleştiğine inandığı için işgal etti ve NATO'yu, Rusya'nın sınırlarına askeri olarak yaklaşmak için bir dayanak noktası elde etmek üzere Ukrayna'yı kullanmakla suçladı.

ukrayna işgal haritası

Beyaz Saray ise her iki tarafı da ikna etmeye çalıştığı bir plana sahip.

BBC'nin ABD'deki ortağı CBS News'in haberine göre Trump yönetimi, oldukça geniş bir Ukrayna toprağını Rusya'ya devredecek bir ateşkes anlaşması konusunda Avrupalı liderleri ikna etmeye çalışıyor.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi kaynaklara göre anlaşma, Rusya'nın Kırım yarımadasının kontrolünü elinde tutmasına ve Ukrayna'nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk'tan oluşan Donbas bölgesini almasına olanak tanıyacak.

Rusya 2014 yılında Kırım'ı yasadışı bir şekilde işgal etti ve Donbas bölgesinin büyük bir kısmı da Rusya'ya bağlı güçlerin kontrolünde.

Anlaşma uyarınca Rusya'nın Ukrayna'da halen askeri kontrolünün bulunduğu Herson ve Zaporijya bölgelerinden vazgeçmesi gerekecek.

Trump Cuma günü Beyaz Saray'da gazetecilere verdiği demeçte "Her iki tarafın da yararına olacak şekilde bazı toprak değişimleri olacak, ancak bunu ya daha sonra ya da yarın konuşacağız" dedi.

Görüşme neden Alaska'da yapılacak?

Bunun birkaç nedeni var.

Alaska ABD toprağı ve bu da güvenlik endişelerini önemli ölçüde hafifletiyor.

Aynı zamanda Trump'ı, ABD'nin 150 yıldan fazla süre önce Rusya'dan satın aldığı topraklarda Rus mevkidaşına ev sahipliği yapan kişi olarak konumlandırıyor.

Putin'in yardımcısı Yuri Uşakov, bu konumun "oldukça mantıklı" olduğunu belirtti ve iki ülkenin Bering Boğazı'nın ayırdığı komşu ülkeler olduğunu yineledi:

"Rusya ve ABD yakın komşulardır, birbirlerine sınır komşusudurlar. Heyetimizin sadece Bering Boğazı üzerinden uçması ve iki ülke liderlerinin böylesine önemli ve beklenen bir zirvesinin Alaska'da yapılması oldukça mantıklı görünüyor."

Alaska en son Mart 2021'de dönemin ABD Başkanı Joe Biden'ın yeni diplomatik ve ulusal güvenlik ekibi Çinli mevkidaşlarıyla Anchorage'da bir araya geldiğinde ABD'nin diplomatik etkinliklerinin merkezinde yer almıştı.

Görüşme, Çinlilerin Amerikalıları "küçümseme ve ikiyüzlülükle" suçlamasıyla sertleşmişti.

Gözlemciler Alaska'nın seçilmesinin başka nedenlerle de önemli olduğunu söylüyor.

ABD, Putin hakkında tutuklama emri çıkaran Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (ICC) imzacısı değil ve bu mahkemenin yargı yetkisini tanımıyor. Dolayısıyla Putin için bir yasal sorun ortaya çıkarmıyor.

 

Önceki doğrudan görüşmeler

Trump ve Putin, Şubat ayında telefonla görüştüler. Bu, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana liderler arasında gerçekleşen ilk doğrudan görüşmeydi.

Bu görüşmeden kısa bir süre sonra Trump, Rusya ile ABD arasında, tartışmalı bir şekilde Ukrayna'yı dışlayan görüşmelerin başlayacağını duyurdu.

Her iki lider de birbirlerinin ülkelerini ziyaret etme konusunda mutabıklar.

Bir ABD başkanının Putin ile fiziksel olarak en son görüşmesi 2021 yılında - Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden önce - Biden'ın İsviçre'nin Cenevre kentindeki bir zirvede Rusya Devlet Başkanı ile bir araya gelmesiyle gerçekleşmişti.

BBC

AdminAdmin