Avrupa'da moda firmalarının satılmayan tekstil ürünlerini imha etmesi yasaklandı. Yeni AB kuralı gereği şirketler artık rafta kalan ürünleri bağışlamak zorunda.
Avrupa Birliği'nde (AB) yürürlüğe giren yeni kurala göre, dev tekstil markaları bundan böyle satılmayan ürünlerini imha edemeyecek.
Bugüne kadar büyük markalar, mağazalarında rafta kalan ya da depolardan hiç çıkmayan giysi ve ayakkabıları yakarak veya başka yöntemlerle imha ediyordu. Avrupa Komisyonu verilerine göre her yıl, Avrupa'da satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9'u bu şekilde yok ediliyor.
Şirketler, bu ürünleri uzun süre depolamanın veya yeniden satışa sunmanın yok etmekten daha masraflı olduğu gerekçesiyle bu yönteme başvuruyordu.
Ancak yeni AB kuralı, şirketlerin hiç kullanılmamış bu giysileri yeniden satışa sunmasını veya bağışlamasını zorunlu kılıyor. Bundan sonra ancak, birden fazla sosyal kuruluşa bağış olarak teklif edilmesine rağmen belirli bir süre içinde kabul edilmeyen ürünler imha edilebilecek.
Tüketici fayda görecek mi?
Alman Perakendeciler Birliği (HDE), yasağın tüketicilere fayda sağlayacağını; outlet mağazalar, tasfiye satışları ve ikinci el kanalları üzerinden indirimli ürün arzının artabileceğini söyledi.
HDE Genel Müdürü Stefan Genth, tüketiciler lehine yaşanabilecek bu olumlu gelişmeye karşın tekstil üreticilerinin yeni durumdan olumsuz etkilenebileceğini de ifade etti; hasarlı ambalajlar, yüksek lojistik maliyetleri ve talep eksikliği nedeniyle bu ürünleri yeniden piyasaya sürmenin veya bağışlamanın zor olduğunu kaydetti.
Genth'e göre perakendeciler; depolama, yenileme ve yeniden pazarlama maliyetlerinin yanı sıra belge düzenleme yükümlülükleri ile bağış ve ikinci el satış süreçlerindeki pratik zorluklar nedeniyle ilave maliyetlerle karşı karşıya kalacak.
Alman Moda Endüstrisi Birliği ise yeni düzenlemeyi memnuniyetle karşıladı. Birliğin Genel Müdürü Thomas Lange, "Giysiler değerli ürünlerdir ve imha edilmeleri önlenmelidir" dedi.
Ancak Lange'ye göre düzenleme, mevcut haliyle yalnızca Avrupa'da faaliyet gösteren büyük üreticileri kapsadığı için eksik. Asıl sorunun Avrupa dışındaki tedarikçilerden doğrudan sipariş edilen ucuz giyim ürünleri olduğunu savunan Lange, bu şirketlerin de Avrupa'daki üreticiler gibi tekstil ürünlerinin toplanması, ayrıştırılması ve geri dönüştürülmesinin maliyetlerine katkıda bulunmakla yükümlü tutulması gerektiğini söyledi.
Çevre örgütleri temkinli
Çevre örgütleri düzenlemeden memnun olsa da bunun gerçekte ne kadar uygulanabilir olduğunu sorguluyor.
Greenpeace'ten Moritz Jager-Roschko, yasağın ilke olarak doğru olduğunu ancak önemli açıklar içerdiğini söyledi:
"Şirketler örneğin ürünleri farklı şekillerde sınıflandırarak kuralları kolayca aşabilir. Etkili denetim olmazsa uygulamada hiçbir şey değişmez."
Doğayı Koruma Vakfı (WWF) da imha yasağını önemli bir ilk adım olarak nitelendirdi ancak başarısının uygulanmasına bağlı olduğunu vurguladı. WWF'den Silke Düwel-Rieth, "Kurallar ancak yetkili makamlar tarafından düzenli biçimde denetlenip uygulanırsa etkili olabilir" dedi.
dpa / MUK,HS
DW

















