Hane reisi haline gelmekten konut ve arazi haklarıyla bağlantılı zorluklarla karşılaşmaya, temel sağlık hizmetleri ile doğum sağlığı hizmetlerine erişimin kısıtlanmasına kadar kadınlar savaştan nasıl orantısız biçimde etkileniyor?
BM Kadın Birimi UN Women’ın "Gazze’de Savaşın Kadınlar ve Kız Çocukları Üzerindeki Maliyeti" başlıklı son raporuna göre, Ekim 2023 ile Aralık 2025 arasında Gazze’de 38 binden fazla kadın ve kız çocuğu öldürüldü.
Bu rakam, aynı dönemde tahmini ölümleri bildiren Gazze Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı toplam can kaybının yarısından fazlasına denk geliyor. Bakanlık, Hamas öncülüğündeki grupların 7 Ekim 2023’te İsrail’in güneyine düzenlediği saldırıya yanıt olarak İsrail’in Gazze’de başlattığı askeri operasyonun başlangıcından bu yana 71 bin 200 ölüm kaydetti.
Raporda, "Kadınlar, çocuklar ve yaşlılar birlikte tüm can kayıplarının yarısından fazlasını oluşturuyor," denildi.
Gerçek bilançonun ise muhtemelen çok daha yüksek olduğu belirtildi. Bunun nedeni olarak enkaz altında kalan cesetlere ulaşmadaki zorluklar ile sağlık ve raporlama sistemlerinin çökmesi nedeniyle eksik bildirim yapılması gösterildi.
Veriler, "kadınlar ve çocuklar arasındaki ölüm artışlarının, sivil altyapının geniş çaplı yıkıma uğradığı dönemlerle de çakıştığını" ortaya koyuyor. Raporda ayrıca "evlerin, okulların ve belirlenmiş sığınakların yıkımının savaşın erken aşamasında yoğunlaştığı" belirtildi.
Raporda ayrıca Gazze’de yaklaşık 11 bin kadın ve kız çocuğunun yaşam boyu sürecek bir engellilikle karşı karşıya olduğu tahmin edildi.
Ateşkes anlaşmasına rağmen Gazze’de sahadaki durum vahametini koruyor. Kurum, kadınlar ve kız çocuklarının ciddi risklerle karşı karşıya kalmayı sürdürdüğü uyarısında bulunuyor.
Ateşkesin ekim ayında yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze Şeridi’nde 750’den fazla Filistinli öldürüldü, 2 binden fazla kişi yaralandı. İsrail ve Hamas ise ateşkes ihlalleri konusunda birbirini suçluyor.
Rapor, can kayıplarının ötesinde savaşın kadınlar ve kız çocukları üzerindeki daha geniş etkisini de vurguluyor. Kurum, bu grupların orantısız biçimde etkilendiği uyarısında bulunuyor.
UN Women İnsani Yardım Birimi Başkanı Sofia Calltorp, Euronews’a yaptığı açıklamada, "1990’lardan bu yana deneyimlemediğimiz ölçüde büyük bir çatışma tırmanışı görüyoruz ve kadınlar ile kız çocukları bundan özellikle ve orantısız şekilde etkileniyor," dedi.
Calltorp, "Gazze’deki salt şiddetin ötesinde, kadınların ve kız çocuklarının hayatta kalmak için bağımlı olduğu sistemin çöküşünü görüyoruz," diye ekledi.
Filistinliler, 9 Nisan 2026 Perşembe günü Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail'in hava ve kara operasyonları sırasında yıkılan binalarla çevrili bir caddede yürüyor.
Filistinliler, 9 Nisan 2026 Perşembe günü Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta İsrail'in hava ve kara operasyonları sırasında yıkılan binalarla çevrili bir caddede yürüyor. AP Photo/Abdel Kareem Hana
Ateşkes anlaşmasının Gazze’ye daha fazla insani yardım girişine imkân tanıması bekleniyordu. Ancak bölgeye yalnızca sınırlı miktarda yardım ulaştı.
Birçok kişi gıda ve ilaç sıkıntısıyla karşı karşıya kalmayı sürdürüyor. Kadınlar için ise hijyenik ped gibi kritik adet hijyeni ürünlerine erişimde de sıkıntılar yaşanıyor.
Hastaneler, doğum servisleri ve tüp bebek klinikleri gibi sağlık tesisleri dahil olmak üzere Gazze Şeridi’nin büyük bölümünün enkaza dönmesi nedeniyle UN Women, Gazze’deki savaşın kadınlar ve kız çocuklarının cinsel sağlık ve üreme sağlığı hizmetlerine erişimini ciddi şekilde kısıtlayarak "sistematik üreme şiddetine" yol açtığını belirtiyor.
Kadınların geçindirdiği hanelerde artış
Gazze’deki savaş, hane yapılarını ve bakım rollerini de kökten değiştirdi. Birçok kadın aniden ailesinin geçimini üstlenen kişi haline geldi. UN Women’a göre Gazze’de artık 58 bin 600’den fazla hane kadınlar tarafından yönetiliyor. Bu, tüm hanelerin yaklaşık yüzde 14’üne denk geliyor. 2023’te bu oran yüzde 9’du.
Calltorp, kadınların gelir sağlamak, gıda bulmak, çocuklara ve yaşlı akrabalara bakmak gibi hane sorumlulukları nedeniyle çok sayıda yük taşıdığını vurguladı.
Gazze’nin kuzeyinde yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir merkeze yaptığı ziyareti ve orada bir grup kadınla görüşmesini hatırlatan Calltorp, kadınların "sabahın en erken saatlerinden günün sonuna kadar mücadele ettiğini" söyledi.
Kurumun insani yardım birimi başkanı, "Daha önce hane reisi olmayan ve şimdi bunu yıkıntıların ortasında yapmak zorunda kalan bir kadın için bu tür bir günlük mücadele oldukça çarpıcı," dedi.
Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği tarafından ortaklaşa hazırlanan Hızlı Hasar ve İhtiyaç Değerlendirmesi’ne (RDNA) göre, 1,9 milyondan fazla Filistinli, Gazze nüfusunun neredeyse tamamı, çoğu kez birden fazla kez yerinden edildi. Nüfusun yaklaşık yüzde 60’ı ise evini kaybetti.
UN Women raporu, kadınların yönettiği hanelerin erkeklerin yönettiği hanelere kıyasla yerinden edilme olasılığının daha yüksek olduğunu ve konut ile arazi hakları konusunda da ciddi engellerle karşılaştığını gösteriyor.
Calltorp, Euronews’a yaptığı açıklamada, "Kadınlar, örneğin mülkiyet hakları söz konusu olduğunda erkeklerle aynı yasal haklara sahip değil," dedi. "Dul bir kadınla görüştüm; toprağı ve evi üzerindeki yasal hakkını alması onun için son derece karmaşıktı çünkü her şey vefat eden kocasına bağlıydı."
RDNA değerlendirmesi ayrıca bölgedeki hastanelerin yüzde 50’den fazlasının işlevsiz olduğunu ve neredeyse tüm okulların yıkıldığını ya da hasar gördüğünü ortaya koydu.
UN Women raporunda, "Eğitim kaybı erkek ve kız çocuklarını farklı şekilde etkileyerek toplumsal cinsiyet eşitsizliklerini derinleştiriyor," denildi. Raporda, "kız çocukları eğitimden mahrum bırakıldığında sonuçların özellikle ağır olduğu" vurgulandı.
Bunun geleneksel toplumsal cinsiyet rollerini güçlendirebileceği, ekonomik bağımlılığı artırabileceği, hareket alanını ve gelecekteki istihdam olanaklarını sınırlayabileceği belirtildi.
UN Women şimdi Gazze’de ateşkesin uluslararası hukuk ve insan haklarına tam uyum içinde uygulanması, insani yardımın derhal ve engelsiz şekilde ulaştırılması ve toparlanma ile yeniden inşa çabalarının toplumsal cinsiyete duyarlı şekilde yürütülmesi çağrısında bulunuyor.
Müdahale ve toparlanma sürecinde kadınların rolü
Calltorp, çatışma dönemlerinde kadın sivil toplumunun ve kadınların öncülük ettiği kuruluşların önemli rolüne dikkat çekerek, "Kadınların ve kız çocuklarının müdahale ve toparlanma çabalarının merkezine yerleştirilmesini sağlamalıyız," dedi.
Gazze’deyken "evi tamamen yıkılmış bir kadınla tanıştığını" anlatan Calltorp, "Eski evinin hemen önünde, küçük bir gelir elde etmek ama aynı zamanda toplumunun hayatta kalmasına katkı sunmak için komşularına yemek pişiriyordu," dedi.
BM Kadın Birimi İnsani Eylem Şefi Sofia Caltorp, Gazze'de, ortak bir mutfak kurduğu bir kadının evi de dahil olmak üzere çeşitli yerleri ziyaret etti. 19 Kasım 2025.
BM Kadın Birimi İnsani Eylem Şefi Sofia Caltorp, Gazze'de, ortak bir mutfak kurduğu bir kadının evi de dahil olmak üzere çeşitli yerleri ziyaret etti. 19 Kasım 2025. UN Women/Sulaiman Hejji
Bu ortak mutfak, kadının ve eşinin kendi girişimiydi. Kadın, fırını yakmak için evinin kapı ve pencere gibi enkaz parçalarını kullanıyordu.
Calltorp, "Gazze’de kadınların öncülük ettiği kuruluşları desteklemek, hem acil ihtiyaçları karşılamak hem de uzun vadeli toparlanma ve barış inşası için yapabileceğimiz en etkili ve önemli şeylerden biri," ifadelerini kullandı.
euronews

















