ORTADOĞU
Giriş Tarihi : 12-07-2025 09:00

Gazze'de yardım sırasında bekleyen 8'i çocuk 15 Filistinli İsrail'in hava saldırısında öldü

Gazze'de yardım sırasında bekleyen 8'i çocuk 15 Filistinli İsrail'in hava saldırısında öldü

İsrail ordusunun Gazze'nin orta kesimlerinde bir kliniğin önünde yemek almak için bekleyen sivillere düzenlediği hava saldırısında, aralarında sekiz çocuk ve iki kadının da bulunduğu en az 15 Filistinli hayatını kaybetti.

BBC tarafından doğrulanan ve sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, 10 Temmuz'da gerçekleşen saldırıda, olay yerinde yerde yatan yetişkinler ve çocuklar görülüyor. Görüntülerdeki insanların bazıları ağır yaralı, bazıları ise hiç hareket etmiyordu.

Klinik, ABD merkezli yardım kuruluşu Project Hope tarafından işletiliyordu. Kuruluş saldırının uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu söyledi.

Klinik, yetersiz beslenme, enfeksiyonlar ve kronik hastalıklar gibi sağlık sorunları için hizmet veriyor.

Olayın tanıklarından Yusuf el-Aydi, AFP haber ajansına, "Birden bir insansız hava aracı sesi duyduk, ardından patlama oldu. Yer ayağımızın altından kaydı, her şey kana bulandı ve çığlıklar koptu" dedi.

İsrail ordusu ise bir "Hamaslı teröristi" hedef aldığını, sivillere verilen zarardan dolayı üzgün olduğunu belirtti.

10 Temmuz'daki İsrail saldırılarında toplam 66 kişi hayatını kaybetti.

Yakındaki El Aksa Hastanesi'nin morgunda ise hayatını kaybedenlerin yakınları, çocukları beyaz kefenlere sararak cenaze namazlarını kıldı.

BBC'ye konuşan bir kadın, hamile olan yeğeni Manal ve kızı Fatima'nın da hayatını kaybettiğini, Manal'ın oğlunun ise yoğun bakımda olduğunu söyledi.

Intizar isimli kadın "Çocuklara erzak almak için sıradaydı" dedi.

Yanında bulunan başka bir kadın ise şunları söyledi:

"Hangi günahlarına karşılık öldürüldüler? Bütün dünyanın gözü önünde ölüyoruz. İsrail ordusu öldürmese de, yardım almaya çalışırken ölüyoruz."

Project Hope'un başkanı ve CEO'su Rabih Torbay, kliniklerinin Gazze'de kadınların hamilelik ve doğum sonrası bakım aldığı, küçük çocukların tedavi gördüğü, yetersiz beslenen insanların destek aldığı bir yer olduğunu söyledi.

"Ama bu sabah, kapıların açılmasını bekleyen masum aileler acımasızca saldırıya uğradı. Dehşet ve yıkım artık duygularımızı tarif etmeye yetmiyor" dedi ve şöyle devam etti:

"Bu, uluslararası insancıl hukukun açık bir ihlalidir ve Gazze'de kimsenin, hiçbir yerin güvende olmadığını bir kez daha gösteriyor. Bu böyle devam edemez."

UNICEF Direktörü Catherine Russell da saldırıyı kınayarak, "Hayatta kalmak için yardıma ulaşmaya çalışan ailelerin öldürülmesi kabul edilemez" dedi.

İsrail ordusu ise yaptığı açıklamada, Hamas'ın askeri kanadına bağlı Nukhba birliklerinden bir üyesini hedef aldıklarını ve bu kişinin 7 Ekim 2023'te İsrail'e düzenlenen saldırıya katıldığını belirtti.

Ordu, bölgede yaralanan sivillerle ilgili haberler hakkında bilgi sahibi olduklarını ve olayın incelendiğini bildirdi.

Açıklamada, "İsrail ordusu, olaya karışmamış bireylerin zarar görmesinden dolayı üzüntü duymaktadır" ifadelerine yer verildi.

İsrail ordusu ayrıca Gazze'nin güneyindeki El-Mawasi kıyı bölgesine gerçekleştirdiği bir başka hava saldırısında beş kişi hayatını kaybetti. Gazze Sivil Savunma Teşkilatı'nın paylaştığı görüntülerde, çadırların hedef alındığı saldırıda ölen üç küçük çocuğa ait cesedin kum ve molozların altından çıkarılırken görülüyor.

İsrail ablukası Gazze'de çocukları açlığa sürüklüyor

BBC News muhabiri Fergal Keane imzalı bu kısım ilk olarak 26 Mayıs tarihinde yayımlandı.

Burada çocuklar, kameraya bir tepki veremeyecek kadar güçten düşmüşler. Etraflarına güçlükle bakıyorlar.

Ölülerin, ölmekte olanların ve ölmeyi bekleyenlerin arasında yaşayan bir çocuğu ne şaşırtabilir ki? Açlık burada herkesi harap etmiş.

Küçük porsiyonlar için sırada bekliyorlar. Bazen ise hiç gıda olmuyor.

BBC için çekim yapan ekip arkadaşıma ve onun kamerasına alışmışlar. O yerel bir kameraman. İsmini, güvenlik nedeniyle vermiyorum. Onların açlığına, ölmesine, bedenlerinin parçalanmasına ve -eğer biliniyorsa isimlerinin yazılı olduğu- beyaz kefene sarılmasına tanıklık ediyor.

19 aylık bu savaşta kameraman arkadaşım hastane bahçelerinde, hayatta kalanların acıyla ağlamalarını duyuyor.

Fiziksel olarak mesafelenmesi saygıdeğer olsa da bu olanlar gece gündüz aklında.

Geçtiğimiz aylarda Han Yunus'taki bir hastanede açlıkla boğuşan beş aylık Sivar Aşur adlı kız çocuğunu yeniden bulmak için yollara dökülmüş.

Sivar 2 kilogram ağırlığında. Beş aylık bir bebeğin aslında yaklaşık 6 kilogram olması bekleniyor.

Sivar birkaç gün önce hastaneden taburcu edilmiş. Şimdi evindeymiş. Kameraman arkadaşım da bu nedenle evini bulmaya çalıştı. Yerle bir olmuş evlerin ve çadırların arasında epey uğraştı.

Birkaç gün önce ona "Nasılsın?" diye sordum. "İyi değilim" dedi. İsrail ordusunun Han Yunus'un büyük kısmı için tahliye emri verdiğini anlattı, "Ne yapacağımızı bilmiyoruz, gidecek bir yer yok" dedi.

Sonra aramaları sonuç verdi ve tek odalı bir kulübede, üç adet yatağın, bir aynanın ve bir şifonyerin olduğu bir odada Sivar'ı, annesi Necva'yı ve nenesi Reem'i buldu.

Sivar sessizce etrafa bakıyor. Ciddi bir alerjisi olduğu için normal bebek mamasını içemiyor. İsrail'in yardımları engellemesi nedeniyle, ihtiyacı olan mamaya erişemiyorlar.

23 yaşındaki annesi Necva, hastanedeyken bebeğin durumunun stabil olduğunu, doktorların da onları taburcu ettiğini söylüyor. Yanlarına bir şişe mama alabilmişler.

Şimdi evde bebeğin yeniden kilo kaybetmeye başladığını söylüyor: "Doktorlar Sivar'ın durumunun iyiye gittiğini söyledi ama bence hala çok zayıf ve iyileşmedi. Ona bir tane mama verdiler, o da bitmek üzere."

Sivar'ın yüzünde sinekler uçuşuyor. Necva, "Durum çok kötü" diyor: "Sinekler geliyor, onu tülbentle örtüyorum ki hiçbir şey temas etmesin."

Sivar geçen Kasım ayında doğduğundan beri savaşın sesleriyle büyüdü. Bombalar, roketler, patlama sesleri, hem uzaktan hem yakından hep geliyordu. İsrail drone'larının uğuldaması her an kulaklarında.

Necva, "O bunları anlıyor. Tankların seslerini, uçakları, roketleri... Sivar bunları duyduğunda ağlamaya başlıyor, uyuyorsa uyanıyor" diyor.

Gazze'deki doktorlar birçok genç annenin bebeklerini emziremediğini söylüyor. Çünkü kendileri de yetersiz besleniyor. Burada en büyük sorun yemek ve temiz suya erişmek.

Sivar doğmadan önce annesi Necva da yetersiz beslenmeden muzdaripmiş. Hala kendilerine yiyecek bulmakta çok zorlanıyorlar. Her saat, her dakika bu mücadele devam ediyor: "Sınırlar kapalı olduğu için ve fiyatlardan dolayı süt ya da bebek bezi alamıyoruz."

22 Mayıs'ta İsrail ordusu "Gazze'de gıda kıtlığı olmadığını" iddia etti ve son günlerde ciddi miktarda bebek mamasının ve un gibi temel maddelerin Gazze'ye sokulduğunu ileri sürdü. Uluslararası yardım kuruluşları ve bölgedeki uzmanlar ise bu iddiayı yalanlıyor.

Birleşmiş Milletler (BM) ve birçok yabancı hükümetin temsilcisi, Gazze'de açlık yaşandığını defalarca tespit etti. ABD Başkanı Donald Trump bile Gazze'dekilerin "açlık içinde" olduğunu söylüyor.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail'in Gazze'ye girmesine izin verdiği yardımın "bir avuç" olduğunu söyleyerek tepkisini ortaya koydu. Filistinlilerin ise "bu zalim savaşın belki de en zalim safhasından geçtiklerini" dile getirdi.

BM'ye göre Gazze'nin yüzde 80'lik bölümü İsrail askerlerinin kontrolüne geçmek üzere hedef alınıyor ve tahliye emirleri yayınlanıyor.

Tüm bu tepkiler, yalanlamalar, endişe bildirmeler ve kınamalar, Gazze'de yaşananlara başından beri eşlik ediyordu. Necva ve kızı Sivar gibi Gazze'deki 2,1 milyon kişinin yaşadıkları ise değişmeyen tek şey oldu.

Necva, "Geçmişi ve geleceği düşünmüyoruz" diyor. Tek gerçek, şimdi, hayatta kalmak...

BBC

AdminAdmin