Yeni araştırmaya göre C. auris salgınları birçok ülkede baş gösteriyor.
İlaçlara dirençli ve ölümcül bir mantar türü olan Candida auris, dünya genelinde sessiz ama giderek büyüyen bir halk sağlığı tehdidine dönüşüyor.
Bu ay yayımlanan yeni bir araştırma, ilk kez 2009’da tanımlanan bu mantarın yol açtığı riskin yıllar içinde istikrarlı biçimde arttığını ortaya koydu.
Bilim insanları, Candida auris üzerine daha önce yayımlanmış çalışmaları inceleyerek mantarın küresel yayılımını değerlendirdi. Bulgulara göre, C. auris salgınları birçok ülkede baş gösteriyor. En büyük sorunlardan biri ise enfeksiyonun sıklıkla başka mikroorganizmalarla karıştırılması ve mevcut antifungal (mantar karşıtı) ilaçlarla tedavisinin son derece zor olması.
Araştırmacılar, Microbiology and Molecular Biology Reviews adlı hakemli bilimsel dergide yayımlanan makalelerinde, “Bu veriler bir arada değerlendirildiğinde, insanlarda hastalığa yol açan mantarlara karşı geniş etkili yeni antifungal ilaçların geliştirilmesi, tanı testlerinin iyileştirilmesi ve yüksek riskli hastalar için bağışıklık ve aşı temelli destekleyici tedavilerin hayata geçirilmesi gerektiğini açıkça gösteriyor,” ifadelerine yer verdi.
Mantar enfeksiyonları yükselişte
Mantar enfeksiyonları genel olarak da insanlık için giderek büyüyen bir tehdit olarak görülüyor. Geçen yıl yayımlanan bir çalışmaya göre mantarlar, her yıl yaklaşık 4 milyon ölümde rol oynuyor. Bu rakam, 10 yıl öncesine kıyasla neredeyse iki katına çıkmış durumda. Ancak uzmanlara göre Candida auris, bu tehditler arasında en ürkütücü olanlardan biri.
İlk olarak 2009 yılında Japonya’da bir hastanın kulağında saptanan C. auris, çoğu zaman ciltte herhangi bir belirtiye yol açmadan yaşayabiliyor. Ancak özellikle bağışıklık sistemi zayıf kişilerde kana ve organlara yayılarak kısa sürede hayati tehlike oluşturan ciddi enfeksiyonlara neden olabiliyor.
Araştırmalar, C. auris nedeniyle hastaneye yatırılan hastaların yaklaşık üçte birinin hayatını kaybettiğini, kan dolaşımı enfeksiyonlarında ise ölüm oranının yüzde 50’ye yaklaştığını gösteriyor.
İlaç direnci ve yanlış tanı
C. auris’i diğer Candida türlerinden ayıran en önemli özelliklerden biri, yaygın kullanılan birçok antifungal ilaca karşı olağanüstü direnç göstermesi. Hatta tüm temel antifungal ilaç sınıflarına dirençli C. auris vakaları bile kaydedildi.
Durumu daha da karmaşık hale getiren bir diğer sorun ise standart laboratuvar testlerinin bu mantarı sık sık başka Candida türleriyle karıştırması. Bu da yanlış ya da gecikmeli tedaviye yol açabiliyor.
50’den fazla ülkede görüldü
Her ne kadar hâlâ nispeten nadir sayılan bir enfeksiyon olsa da, araştırmacılar C. auris’in küresel yükünün açık biçimde arttığını vurguluyor. Mantar bugüne kadar 50’den fazla ülkede tespit edildi.
ABD’de ise hastaneler ve diğer sağlık kuruluşlarında en az 39 eyalette C. auris vakaları bildirildi. Sadece 2023 yılında ülkede 4 bin 500’den fazla vaka kayda geçti.
İklim krizi sayesinde insan vücuduna uyum sağlayacak hale geliyor
Araştırmacılara göre C. auris, iklim değişikliğiyle doğrudan ilişkili ilk yeni hastalıklardan biri olabilir. Bulgular, mantarın ancak daha yüksek sıcaklıklara uyum sağladıktan sonra insanlarda yaygın biçimde hastalık yapmaya başladığını gösteriyor. Bu sıcaklıkların, insan vücudunun iç sıcaklığına benzer olması dikkat çekiyor.
Normalde insanın vücut sıcaklığı halihazırda birçok mantar türü için fazla. Bu yüzden mantarların çoğu vücudun içinde değil, yüzeyinde, yani ciltte faaliyet gösterebiliyor.
Ancak iklim ısınırken, çevre sıcaklığı ve insanın vücut sıcaklığı arasındaki farkın azalacağına dair endişeler var. Doğada daha sıcak ortamlara dayanacak şekilde evrimleşen mantarlar bu sayede insan vücudunda da hayatta kalıp iç organları enfekte edebilir. Bu da ölümle sonuçlanabilir.
Umut veren gelişmeler de var
Bu karanlık tabloya rağmen uzmanlar tamamen umutsuz değil. Yeni antifungal ilaçlar üzerinde yoğun çalışmalar yürütülüyor ve bazı umut vadeden tedaviler ya onay aldı ya da geliştirme sürecinin son aşamalarına geldi.
ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), 2023'te vücudun içine nüfuz eden Candida enfeksiyonları için Rezafungin adlı ilacı onaylamıştı. Ayrıca, farklı mantar türlerine karşı geniş koruma sağlayabilecek aşılar üzerinde de ilerleme kaydediliyor.
Son çalışmanın yazarlarından, New Jersey’deki Hackensack Meridian Health Keşif ve İnovasyon Merkezi’nde görev yapan Prof. Dr. Neeraj Chauhan, Gizmodo'ya yaptığı açıklamada, “Laboratuvarım, mantar patojenlerinin konakla nasıl etkileşime girerek enfeksiyona yol açtığını inceliyor," dedi.
"Amacımız, bu organizmaların hastalık yapmasını sağlayan moleküler mekanizmaları ortaya çıkarmak."
Chauhan, uzun vadeli hedeflerinin ilaçlara dirençli mantar enfeksiyonlarının tanı, önleme ve tedavisine yönelik yeni stratejiler geliştirmek olduğunu vurguladı.
Belirtiler neler?
Candida auris enfeksiyonunda en sık görülen tablo, özellikle hastanede yatan veya bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde ortaya çıkan ateş ve titreme. Bu belirtiler çoğu zaman antibiyotik tedavisine rağmen gerilemiyor.
Enfeksiyon kana karıştığında hastada belirgin halsizlik, genel durum bozukluğu, tansiyon düşüklüğü ve bilinç bulanıklığı gelişebilir. Bazı vakalarda nefes darlığı, kalp atım hızında artış ve çoklu organ yetmezliğine ilerleyebilen sepsis bulguları görülebilir.
Enfeksiyonun yerleştiği organa göre belirtiler değişebilir; örneğin idrar yolları tutulduğunda idrar yaparken yanma ve ağrı, yara veya cerrahi alan enfeksiyonlarında ise kızarıklık, hassasiyet ve akıntı ortaya çıkabilir.
C. auris’in önemli özelliklerinden biri, ciltte uzun süre belirti vermeden taşınabilmesi; ancak bağışıklık zayıfladığında bu sessiz taşıyıcılığın hızla hayatı tehdit eden sistemik enfeksiyona dönüşebilmesi.
euronews

















