Dünya genelinde yaklaşık üç milyar insan, sağlıklı beslenmenin maliyetinin son yıllarda hızla artması nedeniyle sağlıklı bir beslenmeyi karşılayamıyor.
Birleşmiş Milletler (BM), sağlıklı beslenmenin küresel maliyetinin son beş yılda yüzde 25 arttığını ve günlük 3 doların (yaklaşık 2,62 euro) altında gelirle yaşamayı ifade eden aşırı yoksulluk sınırını aştığını bildirdi.
BM Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero Cullen, 21 Temmuz'da yayımlanacak Dünyada Gıda Güvenliği ve Beslenmenin Durumu raporunun tanıtımı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, "Bunun sonucunda dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden biri, yani 2,69 milyar insan, hâlâ sağlıklı beslenmeyi karşılayamıyor," dedi.
Torero, tüm beslenme ihtiyaçlarını karşılayan sağlıklı bir diyetin kişi başına günlük maliyetinin, ülkeler arasındaki yaşam maliyeti farklılıklarına göre düzeltilmiş hesaplamayla 4,28 dolar olduğunu belirtti. Bu tutarın, mutlak yoksulluğun ölçülmesinde uluslararası ölçüt olarak kabul edilen ve kişi başına günlük 3 dolar seviyesinde belirlenen aşırı yoksulluk sınırının üzerinde bulunduğunu ifade etti.
Sağlıklı beslenme harcamalarının büyük bölümünün yeterli kalori alımından değil, besin değeri yüksek gıdalara erişimden kaynaklandığını vurgulayan Torero, "Kalori nispeten ucuzdur ancak besleyici gıdalar öyle değildir," değerlendirmesinde bulundu.
Tahıllar ve kök sebzeler gibi günlük beslenmenin temelini oluşturan gıdaların, günlük kalori alımının büyük kısmını sağlamasına rağmen sağlıklı beslenme maliyetinin yalnızca yüzde 13'ünü oluşturduğunu kaydeden Torero, buna karşılık meyve ve sebzelerin kalorinin sadece yüzde 5'ini sağlamasına rağmen toplam maliyetin yüzde 16'sını oluşturduğunu söyledi. Hayvansal kaynaklı gıdaların ise sağlıklı beslenme maliyetinin yaklaşık yüzde 30'una karşılık geldiğini belirtti.
Torero, bu nedenle asıl sorunun yeterli miktarda kalori üretmek değil, besin değeri yüksek gıdaları daha erişilebilir ve uygun fiyatlı hâle getirmek olduğunu ifade etti.
Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) göre sağlıksız beslenme, özellikle kalp ve damar hastalıkları, diyabet ve kanser gibi bulaşıcı olmayan hastalıklar başta olmak üzere küresel hastalık yükünün en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor.
euronews















