ABD Ordusu, İran'a karşı "savunma amaçlı" saldırılar düzenlediğini ve gemiler ile veKörfez ülkelerine ateşlenen balistik füzeleri ve insansız hava araçlarını düşürdüklerini açıkladı.
ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'na yapılan saldırıların "İran'ın Ortadoğu genelinde gerçekleştirdiği saldırı girişimlerine yanıt" olarak gerçekleştirildiğini belirtti.
İran ise misilleme olarak "bir bölge ülkesindeki" ABD üslerine ve helikopterlerine füze ve insansız hava araçlarıyla saldırdığını duyurdu. CENTCOM, Tahran'ın Kuveyt'e iki, Bahreyn'e ise üç füze fırlattığını ve bunların hepsinin vurulduğunu veya engellendiğini belirtti.
Son saldırılar, aylardır süren müzakerelerde hafta sonu ilerleme kaydedilememesinin ardından, ateşkes görüşmelerinin tıkanmasının ardından gerçekleşti.
İran Devrim Muhafızları "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin bozulmasının, saldırgan ABD ordusu için ağır bir bedeli olacağı" tehdidinde bulundu.
İran, daha önce de ABD askeri üslerinin bulunduğu Bahreyn ve Kuveyt'teki hedeflere defalarca saldırdı.
ABD, mürettebatın "uyarıları görmezden gelmesinin" ardından, Botsvana bayraklı M/T gemisinin motoruna bir Hellfire füzesi ateşlediğini belirtti.
CENTCOM ayrıca, tankerin vurulduğu anı gösterdiği iddia edilen bir video da yayınladı.
CENTCOM, abluka yürürlüğe girdiğinden beri toplamda altı ticari geminin etkisiz hale getirildiğini ve 122 geminin de yönünün değiştirildiğini söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump bu hafta kendisini eleştirenlere "arkalarına yaslanıp rahatlasınlar" demiş ve İran'ın "gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini ve bunun ABD için iyi bir anlaşma olacağını" söylemişti.
Bu açıklamalar, ABD medyasının Trump'ın potansiyel bir barış anlaşmasının şartlarında değişiklikler talep ettiğini bildirmesinin ardından geldi.
BBC'nin ABD'deki haber ortağı CBS News'in bildirdiğine göre, değişiklikler Hürmüz Boğazı ve İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasıyla ilgili.
Pazartesi günü İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Washington'un "sürekli görüşlerini değiştirdiğini ve yeni veya çelişkili taleplerde bulunduğunu" söyledi.
Hafta sonu da ABD, hafta sonu İran'ın askeri hedeflerine saldırı düzenlediğini açıklarken, Tahran bir Amerikan üssünü hedef alarak karşılık verdiğini belirtmişti.
İran'dan Lübnan uyarısı
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 1 Haziran'da paylaştığı sosyal medya mesajında, İran ile ABD arasında imzalanan 8 Nisan ateşkesinin "Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde geçerli" bir ateşkes niteliğinde olduğunu vurguladı.
Ateşkesin herhangi bir cephede ihlalinin "tüm cephelerde ihlal sayılacağını", ihlal nedeniyle doğacak sonuçların sorumluluğunun ABD ve İsrail'e ait olacağını söyledi.
Arakçi'nin uyarısı, İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını genişletmesi ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Beyrut'un güneyindeki hedeflere saldırı emri vermesinin ardından geldi.
İsrail ile Lübnan arasında yaklaşık altı hafta önce ateşkes ilan edildiğinden bu yana, İsrail ile Hizbullah arasında çatışmalar devam ediyor ve her iki taraf da birbirini ateşkes ihlaliyle suçluyor.
İran anlaşmasıyla ilgili toplantıdan sonuç çıkmadı
Trump, İran ile ateşkesin uzatılmasına yönelik bir çerçeve hakkında "nihai bir karar" vermek üzere 29 Mayıs'ta üst düzey yardımcılarıyla bir toplantı yaptı, ancak toplantı bir sonraki adımlar konusunda netlik olmadan sona erdi.
Trump, İran'ın asla bir nükleer silaha ya da bombaya sahip olmayacağını kabul etmesi gerektiğini, Hürmüz Boğazı'nın "her iki yönde sınırsız gemi trafiğine" açılması gerektiğini ve su yolundaki mayınların "yok edilmesi" gerektiğini söyledi.
Toplantı, büyük krizlerin ele alındığı Beyaz Saray'daki Situation Room'da yapıldı. İran daha önce nükleer programı konusunda müzakere etmediğini söylemiş ve bunun tamamen sivil amaçlara yönelik olduğunu savunmuştu.
İran'ın yarı resmi Tasnim haber ajansı da anlaşmanın sonuçlandırılmadığını yazdı.
BBC'nin sorularını yanıtlayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la anlaşmaya çok yakın olduklarını fakat birkaç madde üzerinde daha uzlaşılması gerektiğini söylemişti.
Vance, anlaşmanın imzalanıp imzalanmayacağı veya bunun ne zaman olacağı gibi soruları yanıtlamak için çok erken olduğunu da ekledi.
Perşembe akşamı gazetecilere yaptığı açıklamada Vance, müzakerecilerin "uranyum zenginleştirme meselesi" de dahil olmak üzere anlaşma metninde "birkaç nokta üzerinde gidip geldiğini" söyledi.
"Henüz o noktaya gelmedik, ancak çok yaklaştık ve bu konuda çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
ABD, uzun süredir İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretimini durdurmasını ve teorik olarak nükleer silah yapımında kullanılabilecek mevcut stoklarını imha etmesini talep ediyor.
İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor ve nükleer silah geliştirmeye çalıştığına dair iddiaları reddediyor.
Vance, Washington DC'de gazetecilere yaptığı açıklamada iyimser bir tavır sergiledi ve ABD'nin İranlıların "iyi niyetle" müzakere ettiğine inandığını söyledi.
Devrim Muhafızları, İran'ın güneyine düzenlenen ABD saldırılarının ardından Perşembe günü bölgede bir ABD üssünü hedef aldığını açıkladı.
Çarşamba günü İran devlet medyası, iki ülke arasında 14 maddelik bir mutabakat zaptı taslağı olduğunu belirttikleri metnin bazı unsurlarını yayımladı.
Haberde, Washington'ın İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması, ABD güçlerinin "İran'ın çevresinden" çekilmesi ve Hürmüz Boğazı'ndan askeri olmayan trafiğin, İran ve Umman'ın gemi yönetimi ve yönlendirmesini kontrol etmesiyle yeniden başlaması yer aldı.
Beyaz Saray söz konusu mutabakat taslağını "tamamen uydurma" olarak nitelendirdi.
Dünyadaki sıvılaştırılmış doğalgaz ve petrolün beşte biri normalde Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve boğazın kapanması küresel yakıt ticaretini etkiledi.
8 Nisan'da yürürlüğe giren ilk ateşkesten bu yana Trump, iki tarafın anlaşmaya yakın olduğunu ve müzakerelerin ilerlediğini defalarca söylese de şu ana kadar somut bir sonuç elde edilemedi.
BBC

















