Finlandiya ve Danimarka'da yalnızca konut dışı binaların çatıları bile 2030 için hedeflenen güneş enerjisi kapasitesinin en az yüzde 95'ini sağlayabilecek potansiyele sahip. Buna rağmen Avrupa'da her 10 çatıdan yalnızca birinde güneş paneli var.
Britanya, gri gökyüzü ve yağmurlu günleriyle ünlü olabilir ancak aldığı güneş ışığının yine de hanelerin elektrik faturalarını yılda 1.000 eurodan fazla azaltması mümkün.
Güneş enerjisi yazılım şirketi GreenSketch'in Birleşik Krallık'taki 15 milyondan fazla konutu kapsayan analizine göre, çatıya kurulan optimize edilmiş bir güneş paneli ve batarya sistemi, ortalama bir haneye yılda yaklaşık 1.100 euro tasarruf sağlayabilir. Şirket bu kazancı "güneş ışığı maaşı" diye adlandırıyor.
İskoçya, Galler ve Kuzey İrlanda'da bile ortalama tasarruf miktarı 930 euroyu aşıyor.
Bulgular, hanelerin sağlayabileceği tasarrufun yalnızca güneş ışığı miktarına bağlı olmadığını gösteriyor. Elektrik fiyatları, çatının açısı, elektriğin günün hangi saatlerinde kullanıldığı, batarya depolama kapasitesi ve şebekeye geri verilen elektrik karşılığında alınan ödemeler de önemli rol oynuyor.
Gri gökyüzü, güneş enerjisinin önünde engel değil
Araştırmacılar, uydu görüntülerini kullanarak tek tek konutları modelledi. Hesaplamalarda çatıların eğimi ve baktıkları yönün yanı sıra bölgedeki elektrik tüketimi ve saatlik güneş enerjisi üretimi de dikkate alındı.
En yüksek ortalama tasarrufun yılda yaklaşık 1.160 euroyla Galler'in güneybatısında sağlanabileceği tahmin edildi. Bu bölgeyi yaklaşık 1.150 euroyla İngiltere'nin güneydoğusu izledi.
Kuzey İrlanda'da ise en yüksek getirinin güneyde değil, doğuda elde edilebileceği belirlendi. GreenSketch'e göre bu sonuç, yerel hava koşulları ve coğrafyanın güneş enerjisi üretimini en az coğrafi konum kadar etkileyebileceğini gösteriyor.
Bu rakamlar, güneş panellerinin yalnızca daha güneşli bölgelerde ekonomik açıdan mantıklı olduğu düşüncesine meydan okuyor. Paneller doğrudan güneş ışığı altında daha fazla elektrik üretse de bulutlu günlerde de enerji üretmeye devam ediyor. Bu da Avrupa'nın daha az güneş alan bölgeleri açısından olumlu bir gelişme.
Güneş enerjisi sistemleri kurulum maliyetini de görece kısa bir sürede karşılayabiliyor. Birleşik Krallık'ta bağımsız enerji danışmanlığı kuruluşu olarak faaliyet gösteren Energy Saving Trust'a göre tipik bir güneş enerjisi sistemi, kurulum maliyetini 10 ila 12 yıl içinde amorti edebiliyor.
Avrupa çatıların güneş enerjisi potansiyelini henüz büyük ölçüde kullanmıyor
Birleşik Krallık'taki bulgular, Avrupa'nın diğer bölgelerinde de benzer bir potansiyel bulunduğuna işaret ediyor.
Güneş panellerinin elektrik faturalarını azaltabilmek için Akdeniz iklimindeki kadar yoğun güneş ışığına ihtiyaç duymaması, özellikle de gündüz üretilen elektriğin depolanarak daha sonra kullanılmasını sağlayan bataryalarla birlikte kullanıldığında, bu sistemlerin Güney Avrupa'nın çok ötesinde de ekonomik açıdan avantajlı olabileceği anlamına geliyor.
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi'nin (JRC) bu yıl yayımladığı bir araştırmaya göre, çatılara kurulacak güneş panelleri 2050 yılına kadar Avrupa Birliği'nin uzun vadeli elektrik ihtiyacının yüzde 40'ını karşılayabilir.
Finlandiya ve Danimarka'da yalnızca konut dışı binaların çatıları bile 2030 için hedeflenen güneş enerjisi kapasitesinin en az yüzde 95'ini sağlayabilecek potansiyele sahip.
Buna rağmen JRC'ye göre Avrupa'da her 10 çatıdan yalnızca birinde güneş paneli var. Bu da güneş enerjisinin çatılarda yaygınlaştırılması için hâlâ çok büyük bir potansiyel bulunduğunu gösteriyor.
euronews

















