Avrupa’da sıcaklıklar ortalamanın üstünde

Avrupa - 29-04-2026 09:23 244 kez okundu.

Avrupa’da sıcaklıklar ortalamanın üstünde

Copernicus’un son Avrupa İklim Durumu raporu, 2025’te Avrupa’nın en az yüzde 95’inde sıcaklıkların normalin üzerinde seyrettiğini ortaya koydu.

Copernicus’un son Avrupa İklim Durumu raporuna göre, Avrupa’da çok az yer 2025’te artan sıcaklıklardan kaçabildi. Kıtanın en az yüzde 95’inde sıcaklıklar ortalamanın üzerinde seyretti.

Dünyanın en hızlı ısınan kıtası olma eğilimini sürdüren Avrupa, 2025’te yeni aşırı hava olaylarıyla mücadele etti. Kuzey Kutup Dairesi’nde sıcaklıklar 30°C’ye ulaşırken, İspanya’nın güney ve doğusunda sıcaklıkların hissedilen değer olarak 32°C veya üzerine çıktığı "ısı stresi" günlerinin sayısı 50 gün arttı.

Türkiye’de sıcaklık ilk kez kavurucu düzeyde 50°C’ye ulaşırken, Yunanistan’ın yüzde 85’inde sıcaklıklar 40°C’ye yaklaştı ya da bu seviyenin üzerine çıktı ve ülkede zirve sıcaklık 44°C olarak kaydedildi.

Kuzey Norveç, İsveç ve Finlandiya’yı kapsayan Subarktik Fennoskandiya bölgesi, temmuz ayında kayıtlardaki en uzun ve en şiddetli sıcak hava dalgasını yaşadı; sıcaklıklar 34,9°C’ye kadar çıktı.

İngiltere, Norveç ve İzlanda ise kayıtlardaki en sıcak yıllarını yaşadı.

 

Avrupa’da kış mevsimi yok oluyor

Tüm bu sıcaklıklar soğuk havayı da geri itiyor. Avrupa’da kış günlerinde donma noktasındaki sıcaklıkları yaşayan alan daralıyor ve Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ile AB’nin Copernicus Dünya Gözlem Programı’nın parçası olan Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi’nin (ECMWF) raporuna göre, bu alan 2025’te ortalamanın altında kaldı.

Buzullar, Avrupa genelinde onlarca yıldır süren buz kaybı eğilimini devam ettirerek endişe verici bir hızla eriyor. Özellikle İzlanda, kayıtlardaki en büyük ikinci buz kaybını yaşadı.

Mart ayı sonunda kar örtüsü, ortalamanın tam 1,32 milyon kilometrekare altında kaldı. Bunu daha anlaşılır kılmak gerekirse, bu alan kabaca Avusturya, Fransa, Almanya, İtalya ve İsviçre’nin toplam büyüklüğüne denk geliyor.

Belki de en çarpıcı ayrıntı Grönland Buz Tabakası’ndan geliyor. Grönland Buz Tabakası, 2025’te akıl almaz düzeyde 139 gigaton buz kaybetti. Bu miktar, Avrupa Alpleri’ndeki tüm buzullarda depolanan buzun yaklaşık 1,5 katına ya da 55 milyondan fazla olimpik yüzme havuzunu dolduracak suya denk geliyor.

Kuzey Yarımküre’nin en büyük buz kütlesi olan Grönland Buz Tabakası, Grönland’ın yaklaşık yüzde 80’ini kaplıyor ve küresel deniz seviyelerini yedi metreden fazla yükseltebilecek kadar su barındırıyor.

Mevcut küresel deniz seviyesi yükselişinin en büyük tekil kaynağı olan Grönland Buz Tabakası, bu yükselişe yaklaşık yüzde 20 oranında katkı sağlıyor.

2025’te en az 14 ardışık “don günü” (0°C veya altı) yaşayan bölgeler (koyu mavi), 1991–2020 ortalamasıyla (orta mavi) ve 1961–1990 ortalamasıyla (açık mavi) karşılaştırmalı olarak.
2025’te en az 14 ardışık “don günü” (0°C veya altı) yaşayan bölgeler (koyu mavi), 1991–2020 ortalamasıyla (orta mavi) ve 1961–1990 ortalamasıyla (açık mavi) karşılaştırmalı olarak. KNMI/C3S/ECMWF

Avrupa neden bu kadar hızlı ısınıyor?

Avrupa, küresel ortalamanın iki katından daha hızlı ısınıyor; sıcaklıklar sanayi öncesi seviyelere kıyasla yaklaşık 2,5°C artmış durumda.

Avrupa’nın bazı bölgeleri, Dünya’nın en hızlı ısınan bölgesi olan Arktik’e uzanıyor. Bu bölgede sıcaklıklar, küresel ortalamanın üç ila dört katı hızla yükseliyor. Kar ve buz eridikçe, Dünya yüzeyinden yansıyan güneş ışığı azalıyor; ortaya çıkan daha koyu yüzeyler ise daha fazla ısı emerek erimeyi hızlandırıyor.

"Albedo geri bildirimi" olarak bilinen bu süreç, "Arktik amplifikasyonu" diye adlandırılan olguya katkıda bulunan birbiriyle bağlantılı süreçlerden ve geri bildirim döngülerinden yalnızca biri. Bu durum, Alpler gibi Avrupa’nın karlı bölgelerini de etkiliyor.

Emisyon kontrolleri, Avrupa’nın hava kirliliğini azaltmasına yardımcı oldu ve bu da insan sağlığı ile çevre açısından geniş kapsamlı faydalar sağladı. Ancak bu kontroller, aerosollerin oluşturduğu ve soğutucu bir bariyer işlevi gören alçak seviyeli bulutları da azalttı.

Arktik’teki ısınmaya bağlı atmosferik dolaşım değişiklikleri, Avrupa’da yaz aylarında sıcak hava dalgalarının daha sık ve daha şiddetli yaşanmasına neden oluyor. Bu değişiklikler, 2025’te kayıtlardaki en ağır ikinci sıcak hava dalgasının yaşanmasında da etkili oldu.

 

İklim aşırılıkları şiddetleniyor

Avrupa’nın iklim değişikliği kaynaklı aşırı hava olaylarına karşı kırılganlığı giderek daha belirgin hale geliyor. 2025’te orman yangınları bir milyon hektardan fazla alanı tahrip etti. Bu, kayıtlardaki en geniş alan oldu.

Kuraklık koşulları kıtanın yarısından fazlasını etkiledi. Avrupa’daki nehirlerin yüzde 70’inde yıllık akış ortalamanın altında kaldı ve bu durum su güvenliğini tehdit etti.

Denizlerdeki sıcak hava dalgaları yaygın biçimde görüldü ve Avrupa denizlerinin yüzde 86’sını etkiledi. Akdeniz ve Norveç denizleri en ağır koşulları yaşadı. Deniz yüzeyi sıcaklıkları yeni rekor seviyelere ulaşarak deniz ekosistemlerini daha da bozdu.

ECMWF İklim Stratejik Lideri Samantha Burgess, "İklim değişikliğinin hızı daha acil eylem gerektiriyor. Artan sıcaklıklar, yaygın orman yangınları ve kuraklıkla birlikte kanıtlar çok açık; iklim değişikliği gelecekteki bir tehdit değil, bugünkü gerçeğimiz," dedi.

İklim değişikliği ile biyoçeşitliliğin ayrılmaz biçimde bağlantılı olduğunu kabul eden Avrupa Biyoçeşitlilik Stratejisi 2030, AB’nin doğal yaşam alanlarını korumayı ve restore etmeyi hedefliyor. 2025 sonu itibarıyla stratejide önerilen eylemlerin yaklaşık yarısı ya uygulamaya konmuş ya da tamamlanmış durumdaydı; çok sayıda eylem ise hâlâ devam ediyordu.

Yenilenebilir enerjinin artan payı

İklim kaynaklı aşırı olayların çizdiği karamsar tabloya rağmen, ihtiyatlı iyimserlik için bir neden daha var. Avrupa’nın yenilenebilir enerji sektörü bu meydan okumaya giderek daha fazla yanıt veriyor. 2025’te yenilenebilir kaynaklar, Avrupa elektriğinin neredeyse yarısını, yüzde 46,4’ünü karşıladı. Güneş enerjisi ise yeni bir rekor kırarak toplamın yüzde 12,5’ine katkı sağladı.

Bu ilerleme, Avrupa’nın düşük karbonlu ekonomiye geçişi açısından kritik önem taşıyor; fosil yakıtlara bağımlılığı azaltıyor ve sera gazı emisyonlarını düşürüyor.

Avrupa Komisyonu Copernicus Birimi Başkanı Mauro Facchini, "Hızla değişen iklimimizde, bilinçli politika kararları alabilmek için Dünya sistemimize ilişkin son teknolojiye dayalı, güvenilir veri kayıtlarımızı sürdürmek hayati önem taşıyor… Bu kayıtlar; egemenliğimizi, çevremizi, gıda sistemlerimizi, güvenliğimizi ve ekonomimizi korumamıza yardımcı oluyor," dedi.

Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi (ECMWF) Genel Müdürü Florian Pappenberger ise raporun, "politika kararlarını desteklemek ve kamuoyunun içinde yaşadığımız değişen iklimi daha iyi anlamasına yardımcı olmak için açık, uygulanabilir içgörüler" sunduğunu belirtti.

euronews

DİĞER HABERLER
Dünyanın önde gelen yapay zeka yeteneklerini hangi Avrupa ülkeleri çekti

Dünyanın önde gelen yapay zeka yeteneklerini hangi Avrupa ülkeleri çekti

29-04-2026 - Avrupa

Kiev’den silah ihracatı hamlesi: 'Dron anlaşmaları' dönemi

Kiev’den silah ihracatı hamlesi: 'Dron anlaşmaları' dönemi

29-04-2026 - Avrupa