Avrupa
Giriş Tarihi : 21-05-2026 10:43   Güncelleme : 21-05-2026 10:46

Almanya'dan Ukrayna'ya 'imtiyazlı ortaklık' niteliğinde yeni bir AB üyeliği teklifi

Almanya'dan Ukrayna'ya 'imtiyazlı ortaklık' niteliğinde yeni bir AB üyeliği teklifi

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'ya "imtiyazlı ortaklık" niteliğinde yeni bir AB statüsü önerdi. Benzer model, geçmişte Angela Merkel tarafından Türkiye için gündeme getirilmişti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'nın hızlı AB üyeliği talebine karşılık, ülkeye "imtiyazlı üyelik" olarak tanımlanabilecek yeni bir özel statü verilmesini önerdi. Merz, AB liderlerine gönderdiği mektupta Ukrayna'nın AB kurumlarına derhal daha sıkı biçimde entegre edilmesini, ancak tam üyelik ve oy hakkının şimdilik tanınmamasını istedi.

Bu yaklaşım, eski Başbakan Angela Merkel'in Türkiye için gündeme getirdiği "imtiyazlı ortaklık" modelini hatırlattı. Ankara o dönemde teklifi "ikinci sınıf ortaklık" olarak nitelendirmiş ve tam üyelik hedefini vurgulamıştı. Merz'in Ukrayna için benzer bir çerçeve önermesi dikkat çekti.

"Ukrayna güçlü bir siyasi sinyale ihtiyaç duyuyor"

Merz, savaş koşulları ve müzakere sürecindeki ilerlemeleri nedeniyle Ukrayna'nın acil bir siyasi destek mesajına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Önerinin, ABD Başkanı Donald Trump tarafından başlatılan barış görüşmelerine de katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Almanya Başbakanı, AB'nin ortak savunma maddesinin Ukrayna'ya da uygulanmasına yönelik siyasi taahhüdün güçlü bir güvenlik garantisi oluşturacağını savundu.

Ancak Merz, Ukrayna'nın AB'ye hızlı bir şekilde tam üye olarak alınmasının gerçekçi olmadığını da belirtti. Bunun için birçok üye ülkede zorlu onay süreçleri ve "sayısız engel" bulunduğunu vurgulayan Merz, bu nedenle, tam üyelik sürecini destekleyen ama onu ikame etmeyen bir ara statü önerdi.

Öneriye göre Ukrayna, Avrupa Konseyi ve AB Bakanlar Konseyi toplantılarına katılabilecek, ancak oy hakkı olmayacak. Avrupa Komisyonunda oy hakkı bulunmayan imtiyazlı üye bulundurabilecek. Avrupa Parlamentosunda da oy hakkı olmayan milletvekilleri ile temsil edilebilecek, AB Adalet Divanında ise "asistan raportör" statüsünde bir temsilciye sahip olabilecek.

Önerinin en dikkat çeken maddesi ise Ukrayna'nın dış ve güvenlik politikasını tamamen AB ile uyumlu hâle getirmesi. Buna karşılık AB ülkeleri de karşılıklı savunma taahhüdünü Ukrayna'ya genişletmeyi kabul edecek.

Ayrıca, Ukrayna'nın AB değerlerinden uzaklaşması halinde geri dönüş mekanizması devreye girebilecek.

CDU daha önce de Türkiye için önermişti

Hristiyan Birlik Partili (CDU) Başbakan Friedrich Merz'in Ukrayna için önerdiği model, Almanya'nın Türkiye ile ilişkilerindeki geçmiş tartışmaları yeniden hatırlattı. CDU'nun önceki lideri ve eski Başbakan Angela Merkel, 2004 yılında Türkiye'nin tam üyeliğine alternatif olarak "imtiyazlı ortaklık" fikrini ortaya atmış; Ankara ise bu yaklaşımı "ikinci sınıf üyelik" olarak reddetmişti.

Merkel'in önerisi, tam üyelik yerine dış politika ve güvenlikte yakın işbirliğine dayalı güçlü bir komşuluk ilişkisi öngörüyordu.

Mevcut Alman hükümetinin gündeminde de Türkiye'nin AB üyeliği bulunmuyor. Muhafazakâr Birlik partileri CDU/CSU ile Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oluşturduğu koalisyon, hükümet programında Türkiye ile güvenlik, göç ve ortak jeopolitik sınamalar konusunda işbirliğini vurgularken, AB üyeliği perspektifine yer vermedi.

 

Merz Türkiye'ye de "stratejik ortaklık" öneriyor

Buna karşın Türkiye'nin göç yönetiminde artan rolü, Ukrayna ve Gazze savaşlarında üstlendiği arabuluculuk ve sahip olduğu askeri kapasitesi Avrupa'da Ankara'ya yönelik yaklaşımın yeniden şekillenmesine yol açtı. Başbakan Merz'in geçen yıl Ekim ayında Ankara ziyaretinde yaptığı açıklamalar da bu değişimin izlerini taşıdı.

Berlin yönetimi özellikle, Almanya'da iltica başvurusu reddedilen kişilerin geri gönderilme süreçlerini hızlandırmak istiyor ve bu konuda Türkiye'den destek bekliyor.

Merz, geçen yıl Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmede, Türkiye ile ilişkilerin "devasa bir potansiyel" taşıdığını belirterek, "Bu potansiyeli gelecek aylarda ve yıllarda daha iyi kullanalım" mesajını vermişti. Türkiye'yi "AB'nin çok yakınında" gördüklerini söyleyen Merz, iki ülkenin stratejik ortaklık ve stratejik işbirliğini derinleştirmesi gerektiğini vurgulamıştı.

Demokrasi, hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı alanlarında yaşanan gerilemeler nedeniyle Türkiye'nin AB'ye tam üyelik müzakereleri 2016'dan bu yana tamamen donmuş durumda.

DW,dpa,AFP / TY,MUK

DW

AdminAdmin