ORTADOĞU
Giriş Tarihi : 23-04-2026 09:50

Diplomaside çıkmaz: ABD Hürmüz Boğazı'nda ablukayı sürdürürken İran üç gemiye ateş açtı

Diplomaside çıkmaz: ABD Hürmüz Boğazı'nda ablukayı sürdürürken İran üç gemiye ateş açtı

İran ile ABD arasındaki diplomatik temaslar tıkanma noktasına geldi. Tahran, Washington İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmadıkça görüşmelere dönmeyeceğini söylüyor. Uluslararası toplum ise taraflara gerilimi düşürme ve diplomasiye dönme çağrısı yapıyor.

İran, çarşamba günü Hürmüz Boğazı’nda üç gemiye ateş açtı ve bunlardan ikisine el koyarak stratejik su yolundaki saldırılarını tırmandırdı.

Saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın kırılgan ateşkesi uzatmasına rağmen İran limanlarına yönelik ABD ablukasını sürdürmesinden bir gün bile geçmeden gerçekleşti.

ABD ile İran arasındaki restleşme, barış zamanında dünyada ticareti yapılan petrolün yüzde 20’sinin geçtiği boğazdan yapılan ihracatın neredeyse tamamını fiilen durma noktasına getirdi ve krizin yakın zamanda sona ereceğine dair bir işaret de görünmüyor.

İran medyası, paramiliter Devrim Muhafızları Ordusu'nun (IRGC) iki gemiyi İran'a götürdüğünü bildirdi. Bu da gerilimin daha da tırmandığına işaret etti.

İran medyası, MSC Francesca ve Epaminondas isimli gemilerin İran'a doğru götürüldüğünü aktardı.

ABD ise daha önce, ateşkes görüşmelerinin Pakistan’da yapılması planlanırken iki İran gemisine el koymuştu. Bu gelişme üzerine Tahran, yüksek risk taşıyan müzakerelerin ikinci turundan çekildi.

 

Su yolundaki gemilere yönelik saldırılar tırmanıyor

Liberya bandıralı Epaminondas gemisinin işletmecisi Technomar, geminin Umman açıklarında "mürettebatlı bir silahlı bot tarafından yaklaşılıp ateş açıldığını" bildirdi. Şirket, geminin köprüsünün hasar gördüğünü açıkladı.

Saatler sonra ikinci bir yük gemisi de ateş altında kaldı. Hasara ilişkin bir bildirim yapılmadı ancak gemi daha sonra suda durduruldu. Her iki geminin mürettebatından da yaralanan olmadığı bildirildi. Panama ise kendi bayrağını taşıyan gemiye yönelik "yasa dışı el koymayı" kınadı ve saldırının deniz güvenliğine yönelik "ciddi bir saldırı" olduğunu belirtti.

İran medyasına göre IRGC, İran kıyılarında "mahsur kalan" Euphoria adlı üçüncü bir gemiye de saldırdı. Ancak haberde ayrıntı verilmedi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt ise gemilere el konulmasının ateşkes şartlarını ihlal etmediğini, çünkü söz konusu gemilerin "ABD ya da İsrail'e ait olmadığını" söyledi.

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a yönelik sürpriz saldırıyla savaşı başlatmasından bu yana Orta Doğu'da gemilere yönelik 30'dan fazla saldırı düzenlendi. O tarihten önce boğaz, tüm deniz trafiğine tamamen açıktı.

Çatışma, yalnızca bölgede değil, çok daha geniş bir coğrafyada gaz fiyatlarının sert biçimde yükselmesine yol açtı; gıda ve çok sayıda başka ürünün maliyetini de artırdı.

Uluslararası referans kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı 100 doların üzerine çıktı. Bu, savaş öncesi seviyelere kıyasla yaklaşık yüzde 40’lık bir artış anlamına geliyor. Buna rağmen borsalar şimdilik bu gelişmeyi büyük ölçüde göz ardı ediyor gibi görünüyor.

Avrupa Birliği Enerji Komiseri Dan Jorgensen, tüketiciler ve şirketler üzerinde kalıcı etkiler görülebileceği uyarısında bulundu ve durumu son yarım yüzyıldaki diğer büyük enerji krizlerine benzetti. Jorgensen, aksamanın Avrupa’ya her gün yaklaşık 500 milyon euroya mal olduğunu söyledi.

Tahran, görüşmelerin yeniden başlaması için ABD ablukasının sona ermesini istiyor

İran’ın, Basra Körfezi’ni açık okyanusa bağlayan boğazdaki trafiği kısıtlama kapasitesi, Tahran’a önemli bir stratejik avantaj sağladı.

Ateşkes sayesinde İran’daki ABD ve İsrail hava saldırıları durmuş, Tahran’ın füzeleri de artık İsrail’i ve daha geniş bölgeyi hedef almıyor olsa da denizdeki restleşme sürüyor ve daha da tırmanabilir.

Diplomatik bir anlaşma olmadan, saldırıların gemileri bu su yolundan geçmeyi denemekten bile caydırması muhtemel görünüyor. Bu da küresel enerji arzı üzerindeki baskıyı daha da artırabilir.

Bu ayın başında Pakistan’da ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ile görüşen İran Meclis Başkanı ve başmüzakereci Muhammed Bakır Kalibaf, tam bir ateşkesin ancak Washington’ın İran limanlarına uyguladığı abluka tarafından ihlal edilmemesi halinde "anlamlı" olacağını söyledi.

Kalibaf, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Ateşkesin bu kadar açık şekilde ihlal edildiği bir durumda Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması imkânsız," dedi.

İranlı yetkililer, görüşmelerin yeniden başlaması için ABD donanmasının uyguladığı ablukanın tamamen kaldırılmasını talep etti. Ancak Trump çarşamba günü, İran hayati öneme sahip boğazdaki deniz geçişlerine yönelik kısıtlamalarını kaldırana kadar ablukanın süreceğinde ısrar etti.

ABD Başkanı, savaşta elde edildiğini öne sürdüğü başarıları da dile getirmeyi sürdürüyor. Trump, çarşamba gecesi yaptığı açıklamada İran’ın kendi talebine "saygı gösterdiğini" öne sürdü ve ocak ayında hükümet karşıtı protestolara katıldıkları gerekçesiyle tutuklanan sekiz İranlı kadının idamının durdurulduğunu savundu.

Trump, Truth Social’daki paylaşımında, "İran’ın ve liderlerinin, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak talebime saygı göstermesini ve planlanan infazı durdurmasını büyük ölçüde takdir ediyorum," dedi.

Tahran ise tüm bu iddiayı "uydurma" ve "itibar kurtarmaya yönelik umutsuz bir girişim" olarak niteledi; söz konusu kadınların zaten hiçbir zaman idam edilmeyeceğini söyledi.

İran yargısına bağlı Mizan haber ajansı da çarşamba günü, "Trump’ın savaş alanındaki eli boş kalmışlığı, onu yalan haberlerden başarı hikâyeleri üretmeye itti," açıklamasını yaptı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Truth Social'da yaptığı bir paylaşımın ekran görüntüsü, 22 Nisan 2026.
ABD Başkanı Donald Trump'ın Truth Social'da yaptığı bir paylaşımın ekran görüntüsü, 22 Nisan 2026. @realDonaldTrump/TruthSocial

Lübnan'da İsrail saldırıları devam ediyor

Güney Lübnan’da, iki ülkenin 10 günlük ateşkes konusunda anlaşmasına rağmen, İsrail’e atfedilen üç ayrı saldırıda en az altı kişi öldü, bazı kişiler de yaralandı. Yerel yetkililer bu bilgiyi paylaştı.

İsrail, saldırılardan birini gerçekleştirdiğini reddetti; diğerleri hakkında ise hemen yorum yapmadı.

Saldırılar, İsrail ve Lübnan büyükelçilerinin, geçen hafta başlayan kırılgan ateşkesi uzatmak üzere perşembe günü Washington’da yeni bir görüşmeye hazırladığı sırada geldi. Söz konusu ateşkes, İran ile ABD’nin daha geniş çaplı savaşı sona erdirmeye yönelik adımlar atması için de bir kapı aralamıştı.

Lübnan Sağlık Bakanlığı, al-Tiri köyüne yönelik iki İsrail saldırısında biri gazete muhabiri olmak üzere üç kişinin öldüğünü, bir başka gazetecinin de yaralandığını açıkladı. Bakanlık ayrıca yazılı açıklamasında, İsrail güçlerinin bir ambulansa ateş açtığını ve bu nedenle acil yardım ekiplerinin yaralılara ulaşamadığını belirtti.

İsrail ise al-Tiri’deki kişilerin ateşkesi ihlal ettiğini ve kendi askerlerinin güvenliği açısından risk oluşturduğunu öne sürdü. İsrail, kurtarma ekiplerinin bölgeye ulaşmasını engellediği iddiasını ve gazetecileri hedef aldığı suçlamasını reddetti.

Bakanlık, Yohmor köyüne düzenlenen ayrı bir İsrail saldırısında da iki kişinin öldüğünü, iki kişinin yaralandığını bildirdi. Hükümetin son verilerine göre, Lübnan genelindeki İsrail saldırıları yaklaşık 2 bin 300 kişinin ölümüne ve 1,2 milyondan fazla kişinin yerinden edilmesine yol açtı.

euronews.com

AdminAdmin