DÜNYA
Giriş Tarihi : 23-04-2026 10:04

2026'nın en zengin ülkeleri

2026'nın en zengin ülkeleri

"En zengin ülkeler"i ölçme biçimleri yanıltıcı olabiliyor. Geliri, GSYH'yi ve servetin yaşam kalitesi, toplumsal uyum ile uzun vadeli kalkınmaya etkisini esas alan yeni refah endeksi ABD, Almanya ve Fransa'yı ilk ona sokmuyor.

Avrupa küresel zenginlik sıralamalarına hükmediyor, ancak "zengin ülke" olmanın gerçekte ne anlama geldiği, refahın nasıl ölçüldüğüne ve bundan kimin faydalandığına büyük ölçüde bağlı.

HelloSafe isimli finansal hizmetler karşılaştırma platformunun analizinde, "Dünyanın en zengin ülkesi olmak sadece çok üretmekle ilgili değil" deniliyor.

"Bu, o zenginliğin sıradan bir vatandaşın günlük hayatına somut olarak nasıl yansıdığıyla ölçülüyor. 2026 için yanıt Norveç."

Grup, kişi başına düşen GSYİH'nın tek başına karşılaştırmaları çarpıtabileceğini, çünkü ulusal üretimin nüfusa eşit biçimde dağıldığını varsaydığını savunuyor.

İrlanda bu sorunu iyi örnekliyor. Satın alma gücü paritesine göre kişi başına GSYİH yaklaşık 150 bin dolar seviyesinde, ancak bunun büyük bölümü Apple, Google ve Pfizer gibi çok uluslu şirketler tarafından sürükleniyor.

Üretim ile hanehalkı geliri arasındaki farkın kişi başına yaklaşık 70 bin dolar olduğu tahmin ediliyor.

Bu sınırlamaları aşmak için hazırlanan HelloSafe'in "Refah Endeksi", 100 üzerinden birleşik bir puan hesaplayarak 50'den fazla ülkeyi sıralıyor.

Endeks, IMF, Dünya Bankası, UNDP, Eurostat ve OECD verilerine dayanıyor; gelir, eşitsizlik ve daha geniş sosyal göstergeleri tek bir refah ölçütü altında birleştiriyor.

Bu çerçevede listenin zirvesine Avrupa damga vuruyor; en zengin beş ülkenin tamamı bu bölgede yer alıyor.

Küçük ülkeler öne çıkıyor

Norveç, dünyanın en yüksek GSMG'si (Gayrisafi Milli Gelir; ülke vatandaşları ve şirketlerinin, yurt dışında elde edilenler dahil toplam gelirleri) ve son derece dengeli sosyal modeli sayesinde listenin başında yer alıyor.

Şişirilmiş GSYİH rakamına rağmen yüksek reel gelirlere sahip olan İrlanda ikinci sırada. Endeksin yayımlanmaya başlamasından bu yana ilk kez zirveden inen Lüksemburg ise üçüncü.

Rapora göre bu ülkeler, güçlü ekonomik performansı dünyadaki en iyi sosyal göstergelerden bazılarıyla bir araya getiriyor.

Öne çıkan diğer ülkeler arasında, güçlü insani gelişmişlik göstergeleri ve düşük göreli yoksulluk oranları sayesinde beşinci sırada yer alan İzlanda da bulunuyor.

Buna karşılık Singapur, gelir açısından çok yüksek puan almasına rağmen, daha yüksek eşitsizlik seviyeleri nedeniyle geride kalıyor.

Avrupa dışındaysa Amerika Birleşik Devletleri, güçlü ekonomisine karşın yüksek eşitsizlik ve göreli yoksulluk düzeyleri nedeniyle 17. sırada yer alıyor.

Fransa, Avrupa'nın en eşit gelir dağılımlarından birine ve düşük göreli yoksulluk oranına sahip olan Çekya'nın hemen ardından 20. sırada bulunuyor.

Avrupa sıralamasının alt bölümünde yer alan İtalya, İspanya ve Estonya gibi ülkeler ise daha mütevazı puanlar alıyor; bu da daha düşük gelir seviyelerini ve İspanya özelinde daha yüksek göreli yoksulluğu yansıtıyor.

Avrupa dışında, Afrika'da ilk sırayı, kıtanın en yüksek kişi başına GSYİH'sı, güçlü insani gelişmişlik puanları ve görece sınırlı eşitsizlik düzeyi sayesinde Seyşeller alıyor. Onu Mauritius ve Cezayir izliyor.

Latin Amerika'da ise Uruguay, bölgenin en yüksek GSMG'si, en düşük yoksulluk oranı ve en eşit gelir dağılımı sayesinde ilk kez listenin zirvesine çıkıyor. Sırayı Şili ve Panama takip ediyor.

Asya'da listenin başında Singapur var; onu Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri izliyor.

Sonuçlar, Avrupa küresel refah ölçütlerine hâlâ egemen olsa da, işin içine eşitsizlik ve sosyal göstergeler girdiğinde tablonun belirgin biçimde değiştiğini gösteriyor. Verilerin işaret ettiği üzere "zengin" olmak artık yalnızca üretilen toplamla değil, o zenginliğin ne kadar geniş kesimlere yayıldığıyla tanımlanıyor.

euronews.com

AdminAdmin